Hüseyin Cahid Yalçın?ın hikâyeleri ilk kez yeni harflere aktarıldı. Yazarın hikâyeci kimliğiyle henüz tanışmayanlar için bu seçki güzel bir başlangıç olacak.

Geçtiğimiz Nisan ayında sessiz sedasız Hüseyin Cahid Yalçın?ın hikâyelerinden bir seçki yayımlandı. Sessiz sedasız diyorum, oldukça ses getirmesi gerekirdi bana kalırsa. Öyküler, kitabı hazırlayan Özge Şahin?in büyük çabalarıyla yeni harflere aktarıldı. Yani eseri eline alacak siz değerli okurların pek çoğu ilk kez Hüseyin Cahid Yalçın?la tanışacaksınız. Öncelikle böyle bir kitabın varlığını duyurmak gerekiyordu. Bu konuda benim geç kaldığım, hem Şahin?e hem Yalçın?a bir vefasızlık ettiğim bile söylenebilir. Aradan geçen birkaç aylık gecikmeyi, umarım bu yazı ile telafi edebilirim.

Hüseyin Cahid Yalçın ismini pek çoğunuz biliyorsunuz. Servet-i Fünûn edebiyatının içinde yer alan, pek çok tartışmanın da odak noktasında bulunan bir yazardı. Ama daha çok gazeteci kimliği, yayıncı kimliği ön plana çıktı Yalçın?ın. Özellikle Servet-i Fünûn Dergisi?nin yayımlanması ve Tevfik Fikret?le birlikte edebi bir kimliğe bürünmesiyle zengin bir kadro bu topluluğa hayat verdi. Fikret?in yanı sıra, Cenap Şahâbeddin, Hüseyin Suad, Ali Ekrem, Halid Ziya, Mehmed Rauf gibi isimler ve elbette Hüseyin Cahid Yalçın. Bu dönemde yazar, edebi kimliğinden çok, Servet-i Fünûn karşıtı yazarlarla yapılan kalem kavgalarında daha ön plandaydı, yine bu süreçte hikâyeleri çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanıyordu.

Yayın dünyasına ilk adımlar

Ancak yazın dünyasına girişi çok küçük yaşlara rastlar Hüseyin Cahid?in. Müthiş bir özgüven ve Ahmet Midhat Efendi?den aldığı övücü bir yazı ile ilk romanı Nâdide?yi bitirdiğinde on altı yaşındadır. Büyük bir hevesle dönemin en ünlü yayıncısı Kitapçı Arakel?e gider, fakat olumsuz bir yanıt alır. Bunun üzerine çocukluğu boyunca biriktirdiği tüm parayla romanını yayımlar. Sonraları bu kitabından pek hazzetmez ancak yazıdan da bir daha kopamaz.

Hüseyin Cahid?in Kesit Yayınları tarafından ilk kez yeni harflerle basılan hikâyeleri daha çok, aşk, ölüm, kadın, tabiat, merhamet gibi temalar işlenerek yazılmış. II. Abdülhamid döneminin siyasi ve sosyal ortamı yazarların toplumsal konulara yer vermelerini oldukça kısıtlıyor. Yine de Yalçın?ın sürgün ve hapisle geçen uzun bir mücadele döneminin olduğunu da biliyoruz; buna Cumhuriyet sonrası da dâhil.

Seçki on altı hikâyeden oluşuyor

Hüseyin Cahid Yalçın?ın en çarpıcı hikâyelerinden biri ?Görücü? adını taşıyor. Henüz genç bir kızken istenmeye başlayan Seniha, annesinin talipleri beğenmemesi, dışarıya bir dönem kız vermeyi istememesi gibi nedenlerle bir türlü evlenemiyor. Yalçın, Seniha?nın duygularını içten ve samimi bir dille, ama acı bir dille aktarıyor okura. Bir genç kızın hiç görmediği, hiç bilmediği adamları bekleyerek tükenen yıllarını hüzünle yoğuruyor. ?Görücü?yü ?Tevfik Fikret?e? diye imzalıyor Hüseyin Cahid.

On altı öyküden oluşan seçkinin bir diğer çarpıcı hikâyesi de kız kardeşinin tabutu arkasından acıyla yol alırken karanlık mazilerini düşünen kardeşin anlatıldığı ?Tabut Arkasında.? Anneleri küçük yaşta ölen, babaları tarafından terk edilen bu iki kardeş, yaşadıkları kötü muamelelere rağmen birbirlerine tutunuyorlar. Hüseyin Cahid, ölüm ve kaybediş duygusunu okuyucuya bu öyküsünde derin bir acıyla hissettiriyor. Sığınacak limanı kalmayan bir adamın, biricik kardeşine hüzünlü ağıtı gibi ?Tabut Arkasında.?

Hüseyin Cahid Yalçın?ın Seçme Hikâyeler kitabında bu öykülerden başka, Köy Düğünü, Şantöz, Çocukların Hakları, Muallim, Kör Dilenci gibi on dört hikâyeye daha yer verilmiş. Bu seçki, hem Hüseyin Cahid?i yeniden hatırlamamızı hem de Servet-i Fünûn edebiyatının ana temaları olan hayal-hakikat çatışması, aşk, tabiat ve ölüm etrafında bu dönemin edebiyatını yeniden düşünmemizi sağlayacak. Keyifli okumalar?

cakirserap@yahoo.com

Hüseyin Cahid Yalçın: Seçme Hikâyeler

Özge Şahin

Kesit Yayınları