Yüzüklerin Efendisi serisini okuduğumda lisedeydim. Yani hayal gücümü körelten, algı kapılarımı sınırlayan, beni herkesten biri yapan 8-6 hayatıma daha adım atmamıştım ve hatta atmayacağımı düşlüyordum.  Kitaptaki her bir ağacı, köyü, yolu, ormanı, ateşi, kurdu, elfi, hobbiti, cüceyi, insanı, orku, goblini, büyücüyü, yağmuru, rüzgârı, her şeyi ama her şeyi resmetmiştim kendime. Kitaptaki haritadan takip etmiştim kahramanların yolculuğunu adım adım.

Yazarların yazılarında yaşanmışlıkları bulunmadığına şaşıran ben, Tolkien efsanesi karşısında soluksuz kalmıştım. İnanamamıştım böyle bir hayal gücünün, mantığın, zekanın varlığına. Bir yerde bir bit yeniği var ama nerede diye düşünüyordum. Komplo teorilerimin haddi hesabı yoktu:) Zaten çok geçmeden büyülendiğime inanmayı seçerek kendimi efsanenin kalemine emanet ettim.

Çok geçmedi ki filminin çıkacağını duydum. İçim cızz etti. Elceğizlerimle çizdiğim dünyamı karalayacaklardı, her bir bakışını hayal ettiğim kahramanlarımı ete kemiğe büründüreceklerdi, rüzgarını suratımda hissettiğim ormanlarımı başıma yıkacaklar ve UÇAN KUŞTAN ESEN YELDEN SAKINDIĞIM KISKANDIĞIM kıymetlime zarar vereceklerdi kesin. Fakat içimdeki merak kurtcuğuna karşı koyamadım ve filme gittim. O da nesi, aa gözlerime inanamadım. Birisi benim gizli çizimlerime mi ulaşmıştı acaba? Yok artık bu kadar da olmaz,  bir ben eksiktim valla şu sahnelerde.  Kalbim bu heyecana daha fazla dayanamaz diye düşündüm ve gözlerimde birkaç damla yaşla filmin sonuna kadar dev duygu dalgaları ile boğuştum. (Ya bu arada aklıma geldi, arkadaşlarımın bana sürekli ?yine abarttın bea Gözde? demelerine bir türlü anlam veremem hani:)

Sonra Tolkien kitaplarını okumaya devam etmeye karar verdim.  Fakat Peter Jackson?ın Hobbit filmini de çekeceğini öğrendiğimde filmin hemen öncesinde kitabı okuyup taze taze, fırından yeni çıkmış ve hatta kulak memesi kıvamında filme gidersem süper olur dedim. Ve şu zamana kadar kendimi kitaptan uzak tutmayı başarabildim. Filmin yine bir üçleme olacağını ve ilk filmin Aralık 2012?de gösterime gireceğini öğrenmemle beraber kadim zamanlardan beri sakladığım Hobbit kitabımı çıkardım ve keyif başladı. Ne diyeyim artık size, her şey ortada bence:)

.

.

.

Bis yaparak bir şey daha söylemek istiyorum : Buradan, hayal dünyasını bizlere açarak kitapları okumamı sağlayan J. R. R. Tolkien?e, Türkçeye çevirerek bizleri yaban dillerde debelenmekten kurtaran çevirmenler Çiğdem Erkan İpek ve Gamze Sarı?ya, yayınevleri Metis ve İthaki Yayınevi  ve son olarak da bu filmleri seyretmemi sağlayan Peter Jackson ve tüm film ekibine  teşekkürü bir borç bilirim:)

Hobbit

J. R. R. Tolkien

Çeviren: Gamze Sarı

İthaki Yayınları