Bu defa bitirmeden başlıyorum. Böyle geldi içimden…

?’Hayatın ışıkları yanınca??, ama ben daha yanmasından önceki kısımdayım. Karanlık yerde, sevdiğimiz her şeyin sonunda uçup gittiği mutlaka acı çektiğimiz yerde. Sanki o gün hiçbir sebep olmadan dışarı çıkmanın, her zaman gittiğim o kitapçıya gidip amaçsızca zaman geçirmenin her zaman gördüğüm, ama hiç almadığım bu kitaba elimin uzanmasının ve amaçsız bir yolculuk sonucu bu kitapla birlikte eve dönmemin sebebi buymuş: Dün öğrendiklerimi, başıma gelenleri, hayır başımdan geçenleri değil de başıma bir kaya gibi düşenleri, bugün amaçsız bir yolculuğun sonunda elime geçen bu kitabın içinde bir şekilde satırlara dökülmüş olarak bulmam, amaçsız bir yolculuk sonucu elimin uzandığı bu kitabın kahramanı Ömer olarak kimi cümlelerin ortasında virgül, kimilerinin sonunda nokta, kimi cümlelerin ta kendisi olarak bulmam, yani içinde kendimi, bana ait olanı bulmammış…

Yaşamak ne kadar da zor, ne kadar yalnız insan. Yalnız, çünkü birçoğu içinde değil, içine girmeyi başarabilen de mutlaka uçup gidiyor. İşte ben tüm bu buhranlar anaforunda iken cevabı yine hikâyemde buldum. Dünyanın bir denge üzerine kurulduğu aşikar iken hayat nasıl böyle olmaz. Tahterevallide dengeyi kurmak gibi, hayat kalemimin dediği gibi, ama başaramıyoruz işte. Hoop yukarı çıkıyoruz, yüreğimizde koca koca ümitleri karşıya oturtup, sonra ise pek kalamıyor, daha ağır hayalkırıklığına nazikçe yerini veren ümidin terk edişiyle çıktığımız kadar hızlıca düşüveriyoruz. Çıkmak değil de düşmek çok kolay ya, acı ne kadar da keskin…

Varoluşla yok oluşun biraraya geldiği bu satırların, biri ümide diğeri hayalkırıklığına, biri ışığa diğeri karanlığa hasret…

Okunaklı, bir çırpıda bitiveren ve belki de amaçsız bir yolculuğun sonunda bir anda sizi içine çeken sade bir hikâye, dünyada kalan son ölümsüzün hikâyesi. Işığa kavuşabilmenin, ümit olabilmenin hikâyesi. İçinizdeki cevapsız soruların ya da hiç sormadığınız ama en başta sormanız gereken soruların hikâyesi.

Bu sade hikâyeyi okuyun ve son ölümsüzle tanışın. Tanışın da amaçsız yollara düşmeyin artık.

Belki de tanıştınız, o zaman unuttunuz, unuttuysanız da hatırlayın…

Hayatın Işıkları Yanınca

Serdar Özkan

Altın Kitaplar