Çocukken okuduğum bir romanından ?adını hatırlayamadığım için çok üzülüyorum? bu yana hiç okumamıştım Agatha Christie kitaplarını. Yazarın biyografisini okumadan önce bir kitabını okumak, nasıl yazdığını hatırlamak istedim. 1980 basımı Nil?de Ölüm kitabını buldum kütüphanemizden.  Zekice ve ustalıkla yazılmış, meşhur Dedektif Hercule Poirot?lu, sürükleyici bir polisiye romandı, okumaktan büyük keyif aldım.

Ünlü romancı, on beş yıl boyunca yazdığı otobiyografisini yetmiş beş yaşına geldiğinde tamamlamış. Kitabında da bunun sebebini şöyle açıklıyor: ? Ben tatmin oldum. Yapmak istediklerimi yaptım.?

Ailesinin en küçük üyesi olan Agatha hayatı boyunca hiç okula gitmemiş. Annesi ve eve gelen mürebbiye/dadılar tarafından yetiştirilen Agatha?nın en büyük tutkusu kitap okumak ve hayal dünyasındaki ?kediciklerle? oynamakmış. Yayımladığı onca romandan ve tiyatro oyunundan sonra bile kendini yazar olarak görmeyen Agatha Christie,  heyketraşlık, müzisyenlik, bestecilik ve resim yapma denemelerinden sonra, kendini en iyi ifade etme yolunun yazı yazmak olduğunu söylüyor ve dört elle yazmaya sarılıyor yaşamı boyunca.

Ünlü yazarın otobiyografisinde belirli olayların ?I.ve II. Dünya Savaşı? dışında zaman kavramına önem vermediği, hatırlamak istediği olayları yazdığı, meşhur ortadan kayboluşuna ve İstanbul?da kalışına yer vermediğini görüyoruz. Seyahat etme düşkünlüğü olan ünlü yazar, tüm detayları ile gittiği, gezdiği yerleri anlatıyor biyografisinde. Kadınların bırakın uluslararası, şehirlerarası bile tek başına seyahat etmeleri hoş karşılanmayan bir dönemde, bir tesadüf sonucu Orta Doğu?ya gitmeye karar veren romancı, meşhur Doğu Ekspresi treni ile Bağdat?a kadar gitmiş. Agatha Christie o kadar çok seyahat etmiş ki bu seyahatlerin izlerini romanlarında görebilirsiniz. Afrika,  Avustralya, Yeni Zelanda,  Mısır, İran?a vb. yaptığı seyahatlerde yaşadığı yerler ve gördüğü insanlardan esinlenerek romanlarında onlara yer vermiş.

Agatha Christie, yazı yazma teknikleri konusunda da ipuçları veriyor okura. Yazı yazmaya çalışan biri olarak bu eşsiz yaşamöyküsünü okuduğum ve ipuçlarını benimle paylaştığı için kendimi ayrıca şanslı görüyorum.

Yazar, geçirdiği harika çocukluğu, müzisyen olma isteğini, annesinin tiyatroya olan düşkünlüğünü ve dolayısıyla kendi tiyatro tutkusunu tüm detayları ile anlatıyor. Ünlü romancının yaşadığı zamana, günlük yaşam alışkanlıklarına, evliliklerine, meşhur Dedektif Hercule Poirot karakterinin doğuşuna, savaş sırasında hemşirelik ve eczacılık yapmasına şahit olmak çok heyecan vericiydi.

Bir kişinin hayatında yapmak istediklerini yapmış olması ve yaşadığı hayattan tatmin olması her insana nasip olmuyor. Bunun, yaşamdan beklentilerinizle ve sizin yaşama neler kattığınızla doğru orantılı olduğunu düşünüyorum. Agatha Christie?nin yaşamı üzerine kendi sözlerini sizinle paylaşmak istiyorum: ?Ben yetmiş beş yaşında ne diyebilirim? Yaşadığım güzel hayat ve bana verilen onca sevgi için Tanrı?ya teşekkür ederim.?

Hayatım?

Agatha Christie

Çeviren: Azize Bergin

Altın Kitaplar