Yüzyılımızın önemli portrelerinden biri olan Stefan Zweig?in günlüklerini okumak, sadece Zweig?i yakından tanımamızı sağlamla kalmıyor, yüzyılın iki büyük dünya savaşının bir görünümünü de sunuyor bize. Bu günlükler birinci ve ikinci dünya savaşları sırasında Avrupa?dan Amerika kıtasına kadar götürüyor bizi.

Günlüklerde iki büyük savaşı ve bu savaşlar sırasında Zweig ve çağdaşlarının dünyaya, olaylara bakışlarını bulabiliyorsunuz. Biyografi, roman ve öykülerindeki derin karakter çözümlemeleri ve çeşitli dönem anlatımlarıyla tanıdığımız Zweig, günlüklerinde kendi karakterini açığa çıkarıyor. Sonu yavaş yavaş intihara giden bir ömrün, yaşanan olaylar karşısında kendini ele verişini izleyebiliyorsunuz. Avrupa?yı ve her geçen gün dünyayı saran umutsuzluk dalgası sonucu yaşanan göçler, sürgünlükler gittikçe umutsuzluğa itiyor yazarımızı. Savaştan gelen her haber ile daha çok sarsılan bir yüreği hissediyorsunuz günlüklerde.

Çılgına dönmüş bir halde durmadan ve yıllarca süren savaşların yaşandığı günler bunlar. Dışarıdan hissetmesi olanaksız olan duygular? Yerinden, yurdundan, yaşanlarından olan binlerce insan? Sonu gelmez karanlık günler? İşte bu günlerin nemli bir tanığı ve derin hisleri ile yazılmış günlükler. Bir sokağın savaş öncesi ve sonrası halleri ile anlatımları, insanların yüzlerindeki ifadeler, iki savaş sırasında ortaya çıkan beklentiler, yaşamın ve yaşayan insanların ruh hallerindeki değişimler? Savaşları tarih kitaplarından olaylar ve sonuçlar olarak algılamanın çok ötesine geçmemizi sağlıyor bu günlükler. Yıllarca süren savaşların insanlığı nasıl bir yaşama sürüklediğini anlatıyor. İnsanlığı daha iyi algılamamızı ve tanımamızı sağlıyor.

Sadece kendi dünyasını değil, bir çağı ve çağın insanlarını algılamak için okunması gereken bir belge, bir tanıklık bu günlükler. Bu günde yeryüzünün birçok köşesinde süren savaşlarda yaşananları anlatabilir bize? İki üç dakikalık bir haber metni ile uzaktan izlediğimiz savaşlarda yaşananları algılamamızı sağlayabilir. Tarih durmadan aynı acıları insanlığa sunarken bu acılardan kurtulma ve daha barışçı bir yaşam umudunu canlı tutmamızı sağlayabilir. Başka yüreklerin acısını hissetmemizi sağlayabilir? Daha insancıl bir yaşamın neden tarihsel bir zorunluluk olduğunu hissetmemizi sağlayabilir.

İki büyük savaş sırasında yazılmış ve onlarca trajik olayı anlatan ve yazarının intihar sürecini anlatan bu kitap, bize umut olmalıdır. İnsanlığın bu trajedilerden kurtulması için yaşananları bilmesi, algılaması ve yorumlaması gerekmektedir. İnsanlık kendi için daha güzel bir gelecek yaratacaksa eğer, karanlık geçmişin karşısına daha aydınlık yaşamlar ve kazanımlar koymak zorundadır. İşte bu yüzden geçmişin her parçası değerlidir

Günlükler

Stefan Zweig

Çeviren: İlknur Özdemir

Can Yayınları