Colin, varlıklı genç bir adamdır. Entelektüel ve bilge uşağı Nicholas’la birlikte yaşamaktadır. Arkadaşı Chick’in, sevgilisi Alise ile evlenebilmesi için varlığının üçte birini onlara verir. İlk başta Alise?den hoşlanır, ancak kızın Chick?e olan ilgisi nedeniyle vazgeçer ve sadece âşık olmak ister. Chloe adlı bir genç kızla tanışır ve kısa süre sonra muhteşem bir törenle evlenirler. Ancak balayında Chloe’nun göğsünde zambak çiçeği çıkar ve mutlulukları kısa sürer. Bu sık rastlanmayan ve acı veren hastalığın tek çaresi, hastanın çevresini çiçeklerle donatmaktır. Bir süre sonra, çalışmaktan nefret eden Colin, tedavi adına yüklendiği giderleri karşılayamaz. Mecburen iş aramak zorunda kalır.

Bu sırada, Chick’in Jean-Sol Partre adlı yazara olan takıntılı hayranlığı, bütün parasını onun kitaplarına harcamasına neden olur. Alise, Partre?ın ansiklopedisini yazmasını engellemek ister, çünkü Chick kalan tüm parasını bu ansiklopediye yatıracak ve kendisini iyice unutacaktır. Partre kitabı yazmaktan vazgeçmeyince Alise yazarı bir yürek söken ile öldürür. Colin çiçek bulmak için çabalarken Chloe de ölür. Colin’in evcil faresi yaşanan bu acılara daha fazla dayanamayarak intihar eder.

Kısaca özetlediğim bu kitabı, üniversite 1. sınıftayken ilk kez okudum. Sonra kaç kere daha okuduğumu hatırlamıyorum bile. Sayıyı hatırlamıyorum ama her okuyuşumda çok feci ağlarım. Çok ciddi bir aşk hikayesidir ve içindeki ayrıntılarla beni büyüler. Her seferinde tesadüfen âşık olduğu karısını kurtarmaya çalışan zengin Colin içimi yakar. Yaşadığı dönemle, o dönemin yazar çizer takımıyla da epeyce alay eder Boris Vian.

Boris Vian, 5 yaşında okuma yazmayı öğrenmiş, 17?sinde trompet çalmaya başlamış ve caz müziğine gönül vermiş. Matematik ve felsefede inanılmaz başarılı bir maden mühendisi aslında. Günlerin Köpüğü?nü 2 günde yazdığı söyleniyor. 39 yaşındayken hayatı kalbindeki rahatsızlık nedeniyle sona ermiş. Gencecikken? Kim bilir daha neler yaratacaktı. Ölmeseydi? Ölmeseydi?

Onu kendi kelimeleriyle tanıdım:

” Sadece iki şey vardır; güzel kızlarla aşk, her şekilde aşk; bir de New Orleans veya Duke Ellington‘ın müziği. Geri kalan her şey gitmeli, çünkü geri kalan her şey çirkindir… “

En sevdiğim romanlardan biri olan Günlerin Köpüğü?nden sizin için birkaç alıntı seçtim. Buyurun efendim?

?Pütürlü maroken cildinin içinde ?Çiçeklerden Geğirti?ydi bu. Dipnotları Kierkegaard tarafından yazılmıştı.

Colin kitabı alıp baktı, ama sayfaları göremiyordu. Alise’in gözlerini görüyordu onun yerine. Alise’in düğünleri sırasındaki gözlerini ve Chloé’nin gelinliğine kederli şaşkın bakışlarını. Ama Chick anlayamazdı. Chick’in gözleri hiç bir zaman bu kadar yukarı bakmamıştı.?

Piyanokokteyl:

?Ufak bir aperatif alır mısın? diye sordu Colin. Piyanokteylimi tamamladım, deneyebilirsin istersen. Esaslı oldu mu?
Şahane. Tam istediğim kıvama getirinceye kadar biraz zorlandım ama, sonuç beklediğimden de iyi oldu. Black and Tan Fantasy?den (Duke Ellington, 1927) başdöndürücü bir karışım elde ettim.

Ne tür bir yöntem uyguladın? diye sordu Chick.

Her nota için uygun olan bir içki, bir likör ya da aroma buldum. ?Forte?lerin karşısına çırpılmış yumurta, ?piano?ların karşısına da buz. Soda için ince portrede bir ?trille? gerek. Miktarlar süreye bağlıdır; dörtlü kroşeye onaltılık birim, siyaha bir ölçek, yuvarlağa dört birim. Ağır parçalar çalındığı zaman ?kokteyl gereksizce fazla olmasın diye? bir ayarlama mekanizması harekete geçip ölçeklerin artması yerine alkol yoğunluğunun fazlalaşmasını sağlıyor.  Ve parçanın uzunluğuna göre, istenirse, ölçünün değerini değiştirerek ?örneğin yüzde bire indirerek? başka bir yan ayarla en küçük armonilere kadar inebilen bir içki elde edilebiliyor.

Çok karışık, dedi Chick.

Tüm bunlar elektrik bağlantıları ve istasyonlarla kumanda ediliyor; bütün ayrıntıları sana vermiyorum, sen zaten biliyorsun. En güzeli de piyano gerçekten çalıyor.?

Günlerin Köpüğü

Boris Vian

Çeviren: Elif Ertan

E Yayınları