Yazmaya iştahlı olan ve yaratıcı yazarlık patikalarını keşfe çıkan pek çok aday gibi, bir dönem ben de “çocuk edebiyatı” kategorisine fazlasıyla kafa yordum. Çocuklar için öykü yazma girişimlerinde bulunsam da uzunca süre bakıştığım bembeyaz kâğıtlarda tek bir nokta izi dahi bırakamadım. Korktum. Endişe yüklü nöronlar kemirdi durdu beynimi. Yetişkin kitleler için yazmaya alışkın, yirmili yaşlarını sürmekte olan ben miniklerin büyülü dünyasına hangi yollardan erişebilirdim ki? Şüphesiz, bir zamanlar ben de çocuktum ama büyürken, çok sevdiğim şairin sözünü ettiği yetişkin dünyanın kirlenmesine tanık olduğumdan çocukluğa has saf algım da kendiliğinden aşınmıştı. O en geniş açılı bakışı yitirmemden dolayı çocuklar için tek satır yazamıyordum.

Edebiyat sanatının en zor kolu olarak addettim “çocuk” yazınını. Düşünsenize, karşınızda tahayyül gücü sonsuz, uçsuz bucaksız, sınırsız bir kitle var. Kendileri için yazacağınız satırlar; hatta her bir sözcük çakmak çakmak bakışlarına, cin gibi muhayyilelerine tabi. Hayır, yanılıyorsunuz, onları kandırdığınızı zannetme lüksünüz de yok. Yani onlar için yazarken hem inandırıcılık öğesini kaybetmeksizin alabildiğine tutarlı olacaksınız hem de okur kitlenizi fazlasıyla ciddiye alıp ilgilerini daima canlı tutacaksınız. Yetişkinlere yazıyormuşçasına havalara da girmeyeceksiniz! İşiniz zor, çok zor.

Çocuk edebiyatını durmaksızın sorguladığım ve hakkında bu görüşleri geliştirdiğim esnada güzel bir örnekle karşılaştım. Tuna Kiremitçi’nin Kırmızı Kedi Yayınevi’nin Çocuk altbaşlığından yayımlanan  “Güneş’i Kıskandıran Kız” kitabını okuma fırsatı buldum. Usta romancı Tuna Kiremitçi bu kitabın müjdesini ve “sufle”sini 2012 yılında yayımlanan “Gönül Meselesi” romanında vermişti aslında. Çocuk yazınına merak saldığımdan  “Güneş’i Kıskandıran Kız”ı edinip büyük bir ilgiyle okudum. Çocuklar için yazılmış etkili bir kitap olduğu kanaatindeyim. Hatta çocuk edebiyatına katkı sağlayabileceğini bile söyleyebilirim.

“Güneş’i Kıskandıran Kız” her şeyden önce renkli, resimli, keyifli bir macera. Yazar, Sumru ve Emre isimlerini koyduğu iki çocuğun penceresinden kamera bakışı adı verilen üçüncü tekil kişi anlatımını kullanılarak dil oluşturmuş. Hem kız hem erkek çocuğunun perspektifi esere oldukça başarılı biçimde yansıtılmış. İki çocuk da inandırıcı karakterler; çünkü gerçeğe uygun şekilde kurgulanmışlar ve de yaşlarının gerektirdiği cümleleri kuruyorlar. Kiremitçi’nin anlatım dili akıcı ve de çocukların kavrayabileceği düzeyde. Bunun yanı sıra kitabın dili yer yer sanatlı söyleyişler ve ucundan kıyısından aforizmalar ihtiva eden tespitlerle beslenmiş. Ancak karmaşıklığa neden olacak bir durum kesinlikle söz konusu değil.

Kitapta, çocukların istediklerine erişebilmeleri için kendi başlarına mücadele etmeleri gerektiği vurgusu göze çarpmakta. Yazar bu yolla çocukların karşılaşabilecekleri engelleri aşmada veya sorunları çözmede muktedir olabilecekleri mesajını da veriyor. Yetişkinliğe, yetişkinlere, kibre, kıskançlığa dair isabetli saptamalar mevcut. Kitapta -ki bence de çocuk kitaplarında zaten olması gereken- masalsı öğelerle süslenen bölümler de bulunuyor. Buna rağmen kitabın özünde son derece sahici  olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Gereksiz hiçbir öğe yok. Her şey yerli yerinde. Kitabın temelinin, arkaplanının ve alt metinlerinin yazar tarafından sapasağlam kurgulandığı aşikar. Tüm bu gerekçelerle başarı payesini fazlasıyla hak ediyor “Güneş’i Kıskandıran Kız” başlığı atılmış bu çocuk kitabı.

Çocuk kitaplarının yazma merakı olsun olmasın bütün yetişkinler tarafından da okunması gerektiği fikrindeyim. Bu konuda da haklı tezlerim var! Yetişkinler aleminin karmaşalarından, kavgalarından, can sıkıcı realitelerinden, ülke ve dünya konjonktüründe mütemadiyen vuku bulan hayrete düşürücü olumsuzluklardan sıyrılmak ve hiç değilse bir süreliğine çocukların büyülü evrenine dalmak şeklinde sıralayabileceğim gerekçelerim sanırım yeterince haklı addedilebilir. Tüm bu faktörleri göz önünde bulundurarak 95 sayfalık “Güneş’i Kıskandıran Kız”ın macerasına ortak olmanızı önerebilirim.

Güneş’i Kıskandıran Kız 

Tuna Kiremitçi

Resimleyen: Yusuf Tansu Özel

Kırmızı Kedi Yayınevi