Sadece tek bir insanın hayat hikâyesini, hatıralarını, çektiği acı ve sıkıntıları okuyarak, onun acılarına ortak olabilir misiniz? O kişinin hayat hikâyesinde bütün bir devri görebilir misiniz?

Eğer kalem sihirbazı Aytmatov yazdıysa, sadece görmekle kalmaz yaşayabilirsiniz de.

Cengiz Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel kitabında tutsaklığa karşı haykırışın manifestosunu yazmıştır.

Romanın kahramanı Yedigey Cangeldin, cepheden döndükten sonra, mesafelerin demiryoluna göre hesaplandığı Kazak Bozkırları?nda küçük bir aktarma istasyonunda çalışmaya başlar. Kitap onun yaşam öyküsünden çok, o devrin siyasi rejiminin nasıl çatırdayarak çöktüğünü ortaya koymaktadır.

Kitapta anlatılan bir Nayman efsanesinde, Juan Juan Kabilesinin akıl almaz işkencelerle insanları nasıl nitelikli köleler hâline getirdiklerinden bahseder. Önce esirin başı kazınıp saçları tek tek kökünden çıkarıldıktan sonra, usta kasapların kestiği devenin derisi kauçuk bir başlık gibi sarılırmış esirin kafasına. Tutsağın başına geçirilen soğumamış deve derisi, güneşte kavrularak büzüşürken kafayı mengene gibi sıkıştırır, bir yandan da kazınan saçlar uzayarak kafaya batarmış. Bu işkencenin sonunda esir sağ kalırsa, tüm hafızasını yitirir ve nitelikli bir köle hâline gelirmiş. Bu şekilde geçmişi silinen köle mankurt olurmuş. Bir mankurt kim olduğunu, hangi soydan geldiğini, anasını, babasını, çocukluğunu bilmezmiş. Juan Juanlar, mankurtaştırdıklarını test etmek için onların annelerini öldürmelerini isterlermiş. Belleği silinmiş köle mankurt, gözünü kırpmadan öldürürmüş annesini. Böylece efendisi için her türlü hizmeti sağlamaya hazır itaatkar bir köle olurmuş.

Aslında mankurtlaşmak topluma ve kültüre yabancılaşmayı, ulusal kimliğini kaybetmeyi, insan zihninin yeniden inşasıyla egemen güçlerin kölesi olmayı anlatan bir sosyo-kültürel kavramdır. Mankurt için düşmanı, artık koşulsuz itaat edeceği efendisidir.

Kitap içinde ihtiva ettiği kavramlarla, bir bakıma günümüzde yaşananlara da ışık tutmaktadır. Kimliğimiz, ulusal değerlerimiz yavaş yavaş bize unutturulurken, ?anı yaşama? afyonuyla, geçmişimizi hatırlayamaz ve geleceğimizi düşünemez hâle gelmiyor muyuz? Evet mankurtlaşarak, doymak bilmeyen küresel bir canavarın lezzetli besinleri oluyoruz. Üstelik aklımız azaldıkça lezzetimiz artıyor.

Medyanın, televizyonların, internetin, sosyal paylaşım ağlarının soğumamış derisini geçiriyorlar kazınmış kafalarımıza.

Mankurtlaşmamak için uyanın diyorum. Ve asra bedel günler yaşamak istiyorsanız okuyun!

Gün Olur Asra Bedel

Cengiz AYTMATOV

Ötüken Neşriyat