?Batı’dan Doğu’ya? der gibi yazmış Roland Barthes, imparatorluk göstergeliğini!

Evet, tam olarak demek istediklerimin, okurken düşündüklerimin ve hissettiklerimin özü, bir Batılının ?Japon? imgesine bu denli daldırabilmiş olmasıdır bizleri ve kendisini. Bazen ?Japon imgesinin Batı’daki tadı nasıldır?? sorusuna bir cevap niteliğinde, bazen de Doğu ile Batı arasındaki o köprüyü karşıtlardan arındırarak, yaşamın ayrıntılarını çok hoş kelimeleriyle döküveriyor adeta.

Roland Barthes, okuduklarını bir de gezerek, görerek, hissederek öğrenmeyi isteyip yazmış satır satır. Ben okudukça boşlukta sürüklendim, diyebiliyorum. Yüzleştim onunla! Yersizleştirildim… Yurtsuzlaştırıldım… Onun metinler arası çoğulluğun peşinde olması, bazen akılları, onca ”Japonolog”un o tarihe dek sürdürdüğü çalışmaların bir türlü arınamadığı Batı sözmerkezci yatırımından kurtarabilir, diye düşündürmüyor değil. Belki biraz karmaşık gelebilir, fakat Barthes’ın dili, çoğulluğu öne sürerek bütüne ulaştırıyor bizi. Daldırıyor, çıkarıyor, sürüklüyor… ?Akıl? dediğimizin, kendini ?doğallık? dediğimiz maskeyle gizlediği satırları gösterge düzeniyle öne sürüyor. Bir imparatorluk kuruyor!

Gezerken asla fotoğraflamadı Japonya’yı. Onu yazınsallaştırarak görselliği akıllara çizdirmek istedi. Tıpkı düşsel bir halk tasarlama istediği gibi… Gerçekten kaçırılma duygusu… Gerçeğe dair en ufak bir ayrıntıyı barındırma veya çözümleme savında bulundurmadan, çizgiler bütünüyle adeta bir dizge oluşturma yetisini gösterdi bize…

Doğu’nun ele alınışında aradığı amaç ise simgesel bir fark (göstergesel bir fark), değişim, bir devrim! Japon sanatı,  Japon kentçiliği, Japon mutfağı ve dahası…

İmgelemlerinin içine daldığınızda, anlayacaksınız göstergeliği…

Göstergeler İmparatorluğu

Roland Barthes

Çeviren: Tahsin Yücel

Yapı Kredi Yayınları