Alabildiğine yağmur yağıyordu, aslında uzun uzadıya bir sohbet için her şey hazır gibiydi. Bu buluşmanın sebebi neydi bilmeden, üçü bir arada hazır bulunmuştu. Nasıl olmuştu, dahası nedendi bu bir araya geliş?

Hayatta varoluş sebeplerini düşününce olay daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyordu. Dreamer için sonsuzluk olan hayat, Vladimir için şu anda tek gerçek, Godot?nun gelişini beklemekti. Sisifos ise aynı kayayı düşeceğini bile bile her defasında tekrar en tepeye çıkarma görevini icra etmekten başka bir şeyi düşünemezdi bile.

Ortamdaki sessizlik hayli rahatsızlık vericiydi. Ta ki Vladimir bu sessizliği bozana değin. Vladimir, arkadaşını dahi unutmuşçasına durmaksızın Godot?nun gelişini nasıl heyecanla beklediğinden bahsetmeye başladı. Yalnızlığı kabullenmiş Sisifos veya dünyanın kendi yansıması olduğunu düşünen Dreamer ise onun bu bekleyişini ne kadar makul karşılayabilirdi.

Dreamer cevabını bildiği halde birden sormak istedi:

?Kim bu Godot?? Sonra aniden vazgeçti.

Ama ortak bir konu olmalıydı havadan sudan bahisler kısmı çoktan aşılmıştı derken, Sisifos, hayatın onu mükellef tuttuğu yükünü taşırken bünyesinde kalan hasarlardan bahsedecek oldu ki Vladimir, Estragon ile Godot?yu beklerken zaman geçirmek için yaptıkları basit ama etkili olduğunu düşündüğü egzersiz hareketlerini tavsiye etti.

Dreamer da ?Uçsuz bucaksız hayatımızda tabii ki kendimize iyi bakmalıyız? diyerek bir dizi püf noktasıyla konuyu genişletti.  Sisifos?un tüm bunlara ne zamanı ne isteği ne de hali olabilirdi. Ayrıca zaten ölümlü olan bir beden için süreci uzatma çabasına ne gerek vardı ki.

Vladimir, Sisifos?un bu düşüncesine karşı şaşkınlık ve heyecanla:

?Ama Godot geldiğinde, hem sağlıklı ve hazır olmanın hem de onu beklerken biraz keyifli vakit geçirmenin ne zararı olabilir ki?? diye cevabını asla alamayacağını bildiği bir soru sordu.

Dreamer, sessizliği uzun süre muhafaza etti. Sonra ne zaman görüneceği belli olmadan bir anda ortadan kayboluverdi. Çünkü konuşmanın derinleşmesi için henüz uygun bir zaman değildi.

Bu üç farklı dünyanın aynı kitaplıkta yolunun kesişebileceğini kimse önceden tahmin etmezken, aynı şekilde tek bir yazıda nasıl buluşturulabildikleri konusu da ayrı bir muammaydı…

Godot?yu Beklerken               Sisifos Söyleni                         Tanrılar Okulu

Samuel Beckett                         Albert Camus                           Stefano Elio D?Anna

Kabalcı Yayınevi                      Can Yayınları                           Sinedie