“Çavdar Tarlasındaki Çocuklar” romanının yazarı J.D. Salinger’in hayatını konu eden filmde, Salinger’in nihayet eriştiği, zamanı unutup yazdığı ve gözü gibi sakındığı bir kulübesi vardır. Size anlatacağım kitaptaki hikâye de böyle bir yerde geçiyor.

Hayalleri, kahramanları, kurguları ve kelimeleriyle baş başa kalabildiği bu muazzam köşenin hangi yazar hayalini kurmaz ki? Yalnız, bu maceranın adı ve kapağından da anlayabileceğiniz gibi olaylar hiç de sanıldığı gibi ilerlemiyor. Yazar, daha ilk sayfada sizi hikâyeye kilitleyen cümlelerinde, kitabından her ne kadar TALİHSİZ diye bahsetse de, bence tam bir hayaller/gerçekler kitabı!

Yazı yazma kulübemdeyim:

Sabahın erken saatleri, bir fincan kahve, boş bir sayfa, fikirlerle dolup taşan bir beyin…

Umut vaat eden bir hikâyem vardı:

TİMSAH AĞZINI AÇTI! (Kitabın iç sayfalarından)

İşte bu son cümle (özellikle koyulaştırdım ki sizin de dilinize dolansın 🙂 kahramanımız olan yazarın kafiyeli metinlerdeki başarısını (!) kendine kanıtladığı ve kitap boyunca yazdığı hikâyesinin ana karakteri timsahın en önemli eylemi! Aslında kitap içinde çizilen her bir karakterin kendine ait bir hikâyesi var. Kulübe, yazar ve ailesi, masa, kâğıtlar, timsah, su aygırı… (Bu da yan karakter miydi? Yoksa o Tarzan mıydı? :).

Bruce Ingman’ın eşsiz çizimleri ve açılır katlanır sayfalarıyla daha da zenginleştirilmiş bir görsel şölen olarak gördüğüm kitaptaki metinler, etkileşimli okumaya çok uygun. Seslendirerek okuduğunuzda ise tadına doyamayacağınız leziz bir zaman elde edeceksiniz. Nitekim biz de öyle okuduk ve yukarıda bahsettiğim malum cümle, aylardır evin içinde aynı nameyle söyleniyor. 🙂 TİMSAH AĞZINI AÇTI!

Yazar Allan Ahlberg, yazar kahramanınınkendine ait zamanını ve ondan bağımsız gelişen aksiliklerini komik ve ironik bir dille anlatıyor. Müthiş bir eleştiri ve öz eleştiri kitabı! Yazmaya başlamadan önce 358749152 tane işin bitirilmesi, harika (!) fikirlere olan bağlılık, tatilde geçirilen kaliteli (!) zaman, çizerin küçük (!) değişimi, editörün büyük (!) katkısı, tasarımcının olağanüstü (!) etkisi, baskıcının düzenli (!) işleri ve karşınızda muhteşem (!) bir kitap!

Kitabı İngilizce aslından çeviren Berrak Buhara İdiman, takdire şayan bir iş çıkarmış. Özellikle çalışma kâğıtları üzerindeki, kafiyeli olma çabasındaki metinler oldukça başarılı. 🙂 Hele de baskıdan çıkan kitapların hep kitap amblemine sahip bir araçla taşınması tam bir mizahi yaklaşım değil mi? 

Benim için “mizah olsun, üç kuruş fazla olsun” şiarı esastır. 🙂 Ama mizacının yanında, içinde bulunduğu dönem (LGS&Ergenlik) açısından da her şeye laf eden büyük oğlum bile çok güldü. 🙂 O yüzden dilerim ki her yaş okusun!

Gelmiş Geçmiş En Kötü Kitabım

Allan Ahlberg

Resimleyen: Bruce Ingman

Çeviren: Berrak Buhara İdiman

Hep Kitap