Bazen bir blogda gördüğüm bir kitabı okumaya karar veririm. Bazen vapurda yanımda oturan birinin elinde görürüm bir kitap ve birkaç gün sonra ellerimde aynı kitabı bulurum. Bazen arkadaş sohbetinde yazarım aklıma bir tanesini, bazen yazarına takılmışımdır,  tüm kitaplarını satın almış olurum. Bazen de zaten biliyorumdur neyi okuyacağımı.

Ama bu kitapla hikâyem biraz farklı:

İlkin Kinyas ve Kayra?da bağıra çağıra söylüyordu bana Hakan Günday bu kitabı okumamı : ?gecenin sonunu yazmak için orayı bilmek gerekir, ölümü yazmak için ölmek gerekir!?.

Sonra Murat Uyurkulak, Tol ile ilgili bir söyleşisinde şöyle diyordu :

?Celine?i daha önce okusaydım belki roman yazmaya kalkımazdım.?

İlgiyle takip ettiğim bu iki yazarın sözleri yetmezmiş gibi bir de ne göreyim, Bukowski, o gülümser ama aynı zamanda kıştırtıcı bakışları ile bu kitaptan bahsediyor:

?gecenin sonuna yolculuk, son iki yüz senedir yazılmış en iyi romandır.?

Ama hayır daha bitmedi: Kitabın çevirmeni Yiğit Bener ile çok keyifli bir dinletide tanışma fırsatı bulmamayayım mı?

?Yok artık!? dedim. Daha ne olabilirdi ki neyi bekliyordum yani? Okumak ve okunmasını önermek için?

?Gerçek, bitmek bilmeyen bir can çekişmedir. Bu dünyanın gerçeği ölümdür. Seçim yapmak gerek, ya ölmek ya da yalan söylemek. Bense asla kendimi öldüremedim…?

Gecenin Sonuna Yolculuk

Louis-Ferdinand Celine

Çeviren: Yiğit Bener

Yapı Kredi Yayınları