Behiç Ak’ı Cumhuriyet gazetesindeki karikatürlerinden tanıyorum. Kaleminin kuvvetli olduğunu biliyordum. Bu kitabıyla neşeli dilini ve çizimlerini yeniden keşfetmek çok güzel. Üstelik on iki kitabı daha var. Daha önce Pat Karikatür Okulu’nu okumuş, onu da çok sevmiştim. Sırada diğer kitapları var.

Galata’yı görmediyseniz bile bildiğinizi düşüneceksiniz. Bu güzel kulenin çevresinde birbirinden renkli insanlar ve kuşlar yaşıyormuş meğer. Fizikçi Rafet Bey, hayvanlarla anlaşabilen Hülya, teknoloji canavarı Emre, veteriner Sevgi Hanım, esrarengiz tuhaf adam, neşeli Oktay Bey, tembel martı Murteza, ebabiller, ilginç masallarıyla Melahat Hanım…

Murteza, komik bir martı. Oktay Bey onu besledikçe semirmiş, uçmaktan vazgeçmiş. Murteza o koca göbeğiyle gökyüzüne yeniden dönebilecek mi acaba?

Hülya’nın beyaz güvercinleri belediyeye mahallelinin dileklerini yetiştiriyor. Emre internet gruplarını harekete geçiriyor. İnternet mi daha güçlü, güvercinler mi?

Peki ya maaşlı hayvanat bahçesi martısı? Masal mı gerçek mi? Bu hikâyede kim gerçek, ne masal kendiniz karar verin. Aslında masallar gerçek, gerçekler de masaldır, değil mi?

Kitapları anlatırken hikâyelerini uzun uzun yazmayı sevmiyorum. Her okurun okuyarak keşfetmeye hakkı var çünkü. Bu kadar ipucu yeter.

Keyifli, neşeli, gününüze ışık katacak, zengin bir kitap. Her yaştan çocuklar ve büyüdüğünü sanan garip insanlar için…

Galata’nın Tembel Martısı

Behiç Ak

Günışığı Kitaplığı