Orhan Türker, Eski İstanbul?un komşusu olan ve günümüzde Karaköy olarak bilinen Galata?nın, geçmişten günümüze bilmediğimiz öyküsünü anlatıyor. ?Sadece bir semtin çalkantılı öyküsünü değil, aynı zamanda bir İstanbullu olarak neler kaybettiğimizin acı bir bilânçosudur? diye de ekliyor.

1453?den 1960?lı yıllara kadar Türkler tarafından günümüzde Karaköy olarak bildiğimiz bölge Galata idi. 1172 yılında İstanbul?a gelen ünlü Musevi gezgini Benjamin şehirde anadili Rumca olan 500 Musevi topluluğunun yaşadığından söz ediyor. ?Karay? veya ?Karayim? adı verilen bu topluluğun günümüz Karaköy?e adını verdiği iddia ediliyor.

Kıbrıs olaylarının etkisiyle birçok Rumca isim gibi Galata bölgesindeki isimler de değiştirildi ve semtin adından yadigâr sadece ?Galata Kulesi? kaldı. Depremlerin ve yangınların büyük rol oynadığı tarihinde Galata için 17. yüzyılda Evliya Çelebi ?Galata kavmi dört fırkadır. Gemiciler, tüccarlar, sanatkârlar, gemi marangozları ile kalafatçılar. Meyhanecileri Rum, satıcıları Ermeni, ulufecileri Yahudi?dir. Galata çarsısının has beyaz francalalı ekmekçileri, hünkârlara layık şekerleri, buharlı helvası ve baharlı simidi meşhurdur.? diyor.

Camileri, Ermeni Kiliseleri, Sinagogları, Rus Manastırları, Rum bankerleri, çeşmeleri, meyhaneleri, genelevleri, meşhur borsası, tünel ve tramvayı ile sınırları İstanbul içinde ama enternasyonal bir ruha sahip Galata?yı bu eserde -hele ki o bölgeyi gezmiş ve biliyorsanız- tüm yönleriyle öğreneceksiniz. Kitabın sonundaki, İstiklal Savaşı yıllarında Anadolu?nun Yunan İşgaline uğramamış iç bölgelerinde yaşayan, Karamanlılar olarak bilinen ve anadilleri Türkçe olan Rumların Ankara Hükümetinin desteği ile Yunan etkisinden çıkarılması ve Papa Eftim öncülüğünde günümüzdeki Türk Ortodoks Kilisesi?nin kurulma hikâyesinin dikkatinizi çekeceğini düşünüyorum. Yazarın yumuşak geçişleri ve hoş anlatımı araştırma kitaplarının olası sıkıcılığından çok uzakta tutacaktır sizleri.

?Galata?dan Karaköy?e Bir Liman Hikâyesi
Orhan Türker
Sel Yayıncılık