Behiç Ak’tan yine ve yeniden kendi çizimleriyle harika bir çocuk kitabı daha bizlerle.

Heyecan ve merakla okuduğum Hülya’nın hayatına sizi de ortak etmek istedim.

Küçük Hülya, fizik öğretmeni babası Rafet bey, veteriner annesi Sevgi hanım ve teknoloji bağımlısı abisi Emre ile birlikte Galata’da yaşayan mutlu, sevimli bir kız çocuğu. Hülya’nın en önemli özelliği sevgi dolu olması. Özellikle hayvanlara olan sevgisi bağımlılık derecesinde âdeta. Aklı fikri sadece sokaktaki kedi, köpek ve martılarda. Hatta apartmanın terasında beslediği dört tane beyaz güvercini bile var. Bir keresinde “Doğum gününde ne hediye istersin?” diye sorduklarında hediye olarak “kedi maması” istediğini söylediği de olmuştu. Annesinin veteriner kliniği sürekli şeker hastası kediler, kanadı kırık martılar, yaralı balıklar ve kalbi kırılmış köpeklerle dolup taşarmış. Bu durumun tek sebebi ise kahramanımız küçük Hülya’nın sokaktan topladığı hayvanlarmış!

Günün birinde Galata Kulesi’nde yenileme çalışmaları için hazırlıklara başlanır, bunu fark eden Hülya’yı bir telaş alır. Nedeni ise Galata Kulesi’nde yaşayan ebabil kuşlarının yavrularıdır. Galata Kulesi’nin çevresine asacakları koruma örtüleri anne ebabillerle yavru ebabillerin bir araya gelmelerini engelleyecek ve yavru ebabiller aç kalacaklardır. Bu telaş, tüm hane halkını, hatta bilgisayarın önünden kalkmayan ağabeyi Emre’yi bile yerinden kaldırır. Aynı zamanda sokaklarındaki hurda arabanın tepesinde neredeyse kımıldamadan yaşayan Martı Murteza’nın durumu da küçük Hülya’yı çok üzmektedir. Çünkü Martı Murteza sürekli bir şeyler yemekten ve hareketsizlikten o kadar şişmanlamıştır ki kanatları tombul bedenini neredeyse kaldıramıyordur. Bakalım, bu zorlu durumda yavru ebabiller annelerine kavuşacaklar mı ve Martı Murteza Küçük Hülya’ya yardım etmek için yerinden kımıldayabilecek mi?

Bu sımsıcak, sevgi dolu hikâyeyi çok seveceğinize inanıyorum.

Galata’nın Tembel Martısı

Behiç Ak

Günışığı Kitaplığı