Önümdeki kitabın kapağı yatay olarak ikiye bölünmüş.

Alt yarı, boş bir papirüs sayfasının üzerine süperpoze edilmiş künye bilgilerini içeriyor:

BURAK ELDEM

Çok Satan 2012: Marduk?la Randevu ve Seni Tılsımlar Korur kitaplarının yazarından

____________________________________________________________________________

FRATERNIS

____________________________________________________________________________

KAYIP KİTAPLAR, GİZLİ KARDEŞLİK

Üst yarıdaysa, bir doların meşhur piramidi ve piramidin üstünde etrafa ışıklar saçan Rabbin Gözü arka planı oluştururken, ön planda masonik simgelerin en bilinenlerinden pergel, gönye ve ortasında G harfi göze çarpıyor.

Yazarın Saklı Tarih Serisi olarak adlandırdığı üçlemenin ikinci kitabı, Fraternis.

Serinin ilk kitabı, künyede de belirtildiği üzere, 2012: Marduk?la Randevu adını taşıyordu. İlk kitabın öne sürdüğü ve kanıtlamaya çalıştığı ana kuram, tekrarlayan kozmik döngüler nedeniyle Yeryüzü?nde ortaya çıkan küresel afetler ve  bunların insanlık tarihinde meydana getirdiği köklü değişikliklerin, farklı kültürlerin mitlerindeki ifade ediliş örneklerinin analizi aracılığıyla, yakın gelecekteki yeni bir yıkımın öngörüsünün gerçekleştirilebilirliği idi. İnsanlığın, hemen önündeki yeni bir küresel yıkıma hazırlanması gerektiği, uzak ve yakın geçmişteki deneyimlerden yola çıkılarak dile getirilmeye çalışılıyordu.

Fraternis, serinin ilk kitabıyla içerik anlamında organik bir bağ kuramasa da, anlatım biçimi ve (hoşgörünüze sığınarak burada yeni bir terim türeteceğim) indianajonesselliğisever okurlara hitap etme potansiyeli açısından ilkinden geri kalmayıp onu aşıyor bile denilebilir.

Toth-Hermes-İdris, Eleusis Gizemleri, Orpheusçuluk, Pythagoras Kardeşliği, Esseniler, Vesta Bakireleri, Magna Mater, Mithraizm, Bogomil?ler, Cathar?lar, Templiar Şövalyeleri, Rosenkreutz, Hiram Abif, Dul Kadının Çocukları ve İlluminati gibi içeriği muğlak, ancak ezoterizme göz kırpan geniş bir anahtar kelime yelpazesi, meraklı okurun zihnini kurcalayacak şekilde muntazam bir kronoloji ile kitaba serpiştiriliyor. Tarih öncesi çağlardan günümüze bir kaybolup bir su yüzüne çıkan, omnipotent metinler topluluğu -bunlar çok çok çok eski, çok çok çok derin, çok çok çok gizli ve çok çok çok evrenin sırlarına hakim bilgileri içeriyorlar- kitap boyunca kah o cemaatin, kah şu bilgenin, kah bu kültün elinde mütemadiyen vasat ve çoğunluğu oluşturan fanilerden gizlenerek dinlendiriliyorlar. Biz, materyalist dünyanın, üçüncü gözü kapalı, uyuyan çocukları, tüm çağlar boyunca bir türlü bu bilgilere ulaşamıyor, dahası layık olamıyoruz. Bu bilgiler bütünü, öylesine rafine bir liyakate haiz ki on bin yıl öncesinin, evlerine kerpiç damlardan açılmış deliklerden tahta merdivenle inilip çıkılan, Anatanrıça-öküz tapıncına sahip Çatalhöyük sakinleri, çağımız insanından daha fazla sırlara vakıf ve hatta bu sırların kısmen de üreticisi konumunda.

Yazar, kimi araştırmacı-tarihçilerin iddia ettiği kavramlar konusunda ise kuşkucu yaklaşımı elden bırakmıyor. Sözgelimi, Mithraizm ile ilgili olarak Ulansey?in öne sürdüğü, presesyon ve ekinoksların Zodyak takımyıldızları üzerinde yer değiştirmesi hadisesini, özgün ve daha önce düşünülmemiş şaşırtıcı bir bakış açısıyla yorumluyor.

?Fraternis? üst kimliği altında toplanan, bin yıllara yayılmış, gizemli, heterojen fakat devamlılığı kesintiye uğramayan kardeşlik toplulukları, her nasıl oluyorsa, tarih boyunca cumhuriyetçi ve devrimci kimlikleriyle her taşın altından çıkıyorlar; ancak her defasında ?Tamam bir daha toparlanamazlar? dedirtecek biçimde egemen güçler tarafından başları ezildikten hemen sonra, beklenmedik bir anda pıtrak gibi beliriveriyorlar. İşin ilginç yanı bu, üst kimlik, dil, din, ırk, coğrafi konum, zaman farkı gözetmeksizin mutlak bir kavrayıcılıkla Yerküre?ye yayılıyor ve gizli hükmünü icra ediyor.

Kitabın en takdire şayan yanı ise parlak literatür koleksiyonu. Livius, Vergilius, Plutarchus, Engels, Colin A. Ronan, Ovidius, B. Russell, G. Hancock, Tanilli, St. Augustine, M. S. Terry, Lucretius, G. Ostrogorsky, E. Gibbon, S. Runciman, bu koleksiyonun en iyi parçalarından birkaçı.

Bunca eleştirinin sonunda, alnına silah dayayıp zorla mı okuttular diye soracak olursanız, iki önerme ile sorunuzu yanıtlamaya çalışmam yeterli olur sanırım. Bunların ilki, yazarın çok iyi bir tarih araştırmacısı (ama ne yazık ki kötü bir kuramcı) olup etüt ettiği konulara hâkimiyetiyle göz doldurması iken, ikincisi benim iflah olmaz bir indianajonesselliğisever okur oluşumdur.

Sevgilerimle.

Fraternis

Burak Eldem

İnkılâp Kitabevi