Dönüp dolaşıp başladığın noktaya gelmek, bazı kitaplar birbirinin o kadar aynı ki hele ki aynı türü okumakta direten bir okuyucuysanız. Üst üste birkaç kitap okursunuz ve hayatınızda değişen tek şey geçen zaman olur. Hep aynı içerik, bazen ya sadece cümle öğelerinin yeri değişmiş, ya da belki özne A değil B olmuş, dolayısıyla yenilenmek okuyucu için hayal olmuş olur. Tam da bu ve benzeri düşüncelerin kafamın içinde oldukça hızlı turlar attığı bir dönem, okumaya kendimce bir ara vermiştim.

Güzelde bir bahanem vardı: İşlerim çok yoğundu. Önümde yorumlamam gereken farklı sayısal veriler içeren oldukça kapsamlı bir araştırma durmaktaydı. İçi baştan aşağı  finansal tablolarla doluydu. Daha evvel finansal konularla içli dışlı olma ihtimalini hiç düşünmemiştim ama çok yanıldığımı birkaç örnekle yaşayarak anladım.

O an için mali tablolar bana dünyada az konuşulur ve hangi ülkeye ait olduğunu dahi anlayamayacağım bir dildeki satırlar gibiydi. Kelimenin tam anlamıyla daralmıştım.

Kısa vadede ne yaparım diye düşünüyordum, sorunu bir üniversite ders kitabı sona erdireceğe benziyordu. Çünkü bu konuları anlayabileceğim detayda anlatan, ders kitabı dışında bir kitap bulabileceğimi açıkçası hiç düşünmüyordum, ama aynı kitap okumaya ara verdiğimi sandığım gibi yanılmıştım. Kitapçı rafında “Finansçı Olmayanlar için Finans” yazan bir kitap görünce itiraf etmeliyim ki çok şaşırdım. Kitabı satın almamla birlikte hem kitap okumakla olan kısa ayrılığım, hem de finansal konularla olan mesafem bir anda son buldu.

Bu kaynak niteliğindeki çalışma masamın bir vazgeçilmezlerinden oldu.

Finansçı Olmayanlar İçin Finans

Hakan Özerol

Elma Yayınevi