Serüveni yirmili yaşları konu alan bir kitap olunca tabii ki öncelikli hedef kitlenin de üniversite öğrencileri olması kaçınılmaz oluyor.  Her ne kadar halihazırda üniversite öğrencisi olmasam da belki kitabın yazarı gibi bende yirmili yaşların sonlarında olduğumdan belki de iş hayatında yer alan bir beyaz yaka çalışan ya da nam-ı diğer bir Y kuşağı olarak bu kitabı okumamda sakınca olmaz diye düşündüm. 🙂

Üniversite yılları hayat dönemleri arasında en çok anılarda yer eden dönemlerden olsa gerek. O yıllarda kendi başına yapılan seçimler ve o seçimlerin getirdiği sonuçlar bire bir deneyimlenmeye başlanır; dolayısıyla da “bir telaş” başlar. Daha evvel genelde hedefler geçilecek sınavlardan ibaretken bir anda seçenekler çoklaşır ve akıl verenler (her daim) olsa da etkisi ikinci planda yerini alır.

Belki de bundandır ki hedef olarak derslerini geçmenin yanında üniversite hayatı boyunca deneyim biriktirmek, farklı alanlardan yeni kişilerle tanışmak, üniversite kulüplerinde görev almak, hatta ilgi duyduğu alanın kulübünü kurmak, kısacası ana alanın dışında bir takım yan alanlarda kendini geliştirmek, bolca denemek ve bunun neticesinde belki de bolca hata yapmak, çokça ders çıkarmak gibi konular ön sıralarda yerini alır.

Risk almak ve bunun öngörülebilen veya öngörülemeyen sonuçlarına maruz kalmak, bazen başarmak bazen başarısız olmak, hata yapmak ve düş kırıklığına uğramak, bazen pes etmek, başarı ve/veya başarısızlıklar biriktirmek, yani tüm bunların bileşkesi; hayatın ve hayallerin ile ilgili durup beklemek yerine adım atmak yol katetmek. Bu gerçekten çok ince bir çizgi çünkü bazı durumlarda her hatayı kendin yaşayarak keşfetmek yerine bu yolları halihazırda geçmiş birilerinin tecrübelerine kulak kesilmek daha hızlı ve doğru sonuçlar getirebilir, ama yine de bazı deneyimlerin tamamen kişiye özel olduğunu unutmamakta fayda var…

20 Yaşında Patron Olmak

Erdem Genç

Park Kitap