Günler uzun bir tesbihin taneleri gibi art arda diziliyordu.”

Daha hayatın başında, 13 yaşında olan Conxa, hiç çocuğu olmayan teyzesinin yanına gönderilir. Orri Nehrinin sınırlandırdığı, Arlet Çayının suladığı tarlada çalışır, hayvanlarla ilgilenir, ev işlerine yardım eder ve yemek yapar; çünkü bilirdi “iş çok, ekmek kıttı”.

Tarlada, ahırda, evde kadın olmak zordu. Uzaktaki ailesini ve yaşadıklarını unutmak için çalışır. Çocukluktan kadınlığa geçiş yaptığı teyze evinde nesnelerin insanlardan daha önemli olduğu öğretilir.

Bir yerden ötekine gitmek o kadar masraflıydı ki vardığımız zaman çoğunlukla geç kalmış oluyorduk.”

Tek bildiği çalışmak ve tasarruf yapmak olan annesi veda edemeden göçüp gider hayattan. Yaşama yetişmekten belki de hep ertelenir sevgi. Yaşadığı coğrafyanın zorlukları, kırılganlıklarla birleşince hüzünlü anlar birikir yüreğinde.

Dans ettiği  “gökyüzünden başka bir yere bakmayan çoğunluğa göre daha özgür ve marjinal biri” olan Jaume ile birey olmayı öğrenir. Aşk yaşamı çekilir kılsa da, ülkenin geleceği için kaygılanan Jaume’nin mücadelesi dağın diğer yakasındadır.

Biraz olsun nefes alabilmek için geçmişe dönmek zorundaydım.

Zaman ızgaradan görünen bir parça gökyüzü ile eşdeğer olunca, bir hüzün çöker yüreğine. Büyük kızı Elvira’nın desteği ile yaşama tutunsa da İspanya İç Savaşı’nda yaşadığı sıkıntılı günlerde kulağındaki ezgi miydi onu ayakta tutan?

Biz insanlar pek havalıydık ve bir şey olduğumuzu sanıyorduk ama aslında pek bir şey değildik.”

Pallares’deki köy evinden Barcelona’daki kapıcı dairesine uzanan bir yaşam öyküsü; Naif, şiirsel ve kırılgan. “Gölgeli Şarkı” yaşayan en önemli Katalan yazarlardan biri olan Maria Barbal’ın ilk romanı. Kitaplarında insan ilişkilerine, yaşam ve duygu göçüne değinen yazar çocukluğunun anılarını Conxa’da dile getirmiş.

Gölgeli Şarkı

Maria Barbal

Çeviri: Pınar Savaş

Soyka Yayınevi