Kocaman bir fil düşünün, gözleri sıkıca bağlı olarak filin etrafında duran dört kişiden birisiniz. Herkes başka bir yerinden kavramış fili; biri dişinden, biri ayağından, biri  hortumundan, biri kuyruğundan tutuyor. Her biri tuttuğu parçayı tanımlamaya, anlamlandırmaya çalışıyor, ama fil olduğunu tahmin edebilen yok. Çünkü bazı şartlarda, tek bir parçadan tüme varmak pek de kolay değil. Daha geniş perspektiften düşünmedikçe fil olduğunu anlamak mümkün değil. Bu nedenle, ne kadar farklı alanda birikim edinilirse, olaylara bakış açısının o yönde genişlemesi muhtemel. Sabit bir noktadan bakmayı sürdürdükçe aynı noktaları görüp durabiliyoruz. Beynimiz doğası gereği, eksik olan parçaları en anlamlı ve tutarlı hâle getirmek için maksimum çaba harcıyor. Bu bütünleme çabasını da ancak mevcut veri tabanında saklı bilgiler ile yapabiliyor. Belki de sahip olduğumuz bilgi birikimi, bütünü olduğu gibi tamamlayamıyor, ne dersiniz?

Bu düşüncenin de etkisi oldu mu bilmem, ama fil örneğini duyduktan kısa bir süre sonra, hayatıma yeni parçalar katma hissi artmış olacak ki kendimi öncelikle tarih kitapları bölümünde ve sonrasında 400 küsur sayfalık 21. yüzyıl tarihini içeren bu kitabı okurken buldum. Kitapta meydan muharebeleri, ateşkes anlaşmaları, padişahlar yok; onun yerine kıtalararası sorunsuz yönetilen tedarik zincirleri, farklı dilde de olsa birbiriyle kolayca bağlantı kurabilen yazılımlar, mesafeden bağımsız tıbbi teşhisler gibi türlü türlü son gelişmeler ve yakın tarihte iz bırakan olaylar mevcut.

“Mesafe”lerin azalmasıyla ortaklaşa çalışmalar o kadar artmış ki birçoğundan belki de habersiz, 24 saatin tamamını değerlendirir olmuşuz. Önümüzde 7/24 yaşayan bir dünya kavramı var. Öyle ki Amerika’da yaşayan biri, gece yarısı Hindistan’daki doktoruna tahlil sonuçlarını gönderip sonuç alabiliyor. Yanı sıra, dilini bilmediğimiz bir ülkede de olsak kullanabileceğimiz yazılımlarla donanmış dört yanımız. Adeta teknoloji ortak bir dil haline gelmiş. Trendler de buna yönelik tekrar şekillenmiş. Hindistan’da İngilizce hizmet veren çağrı merkezi çalışanları için düzenlenen aksan giderme kursları veya Homesourcing kavramı, yani ev hanımlarının evden kilometrelerce uzaktaki şirketler için veri girmesi, hizmet sektörü için rezervasyon yapması gibi yeni kavramlar her geçen gün hayatımıza dahil olmuş. Tabii bununla gelen avantajların yanında dezavantajlara da değinilmiş ve birçok insanın sıkılmadan okuyabileceği bir kitap ortaya çıkmış…

Dünya Düzdür: Yirmi Birinci Yüzyılın Kısa Tarihi

Thomas L. Friedman

Çeviren: Levent Cinemre

Boyner Yayınları