Günlük hayatın koşuşturmasında adeta tekerleğinde dönen bir hamster gibi çok çabayla hiç yol kat edemediğimizi hissettikçe huzursuzluk duyanlarımız çokça mevcut. Çünkü seçilmiş rutinler kimi zaman kişilik özellikleriyle uyumsuz olabiliyor. Bir kişinin hoşlanmadığı rutinler dizgisine, kendini suçsuz yere mahkûm etmesi ve hayatının sonuna kadar bu döngüden çıkamayacağına dair olan yersiz inancı adeta çıkışı olmayan labirent gibi bir yaşam sunabiliyor.

Bu tip huzursuzluklar genelde kişilik özellikleriyle uyumsuz bir iş yapmaktan, aynı insanlar ile birlikte olmakla ya da yerinde sayma ile açıklanıyor. Yani genel olarak, sevmediğin her türlü uğraşıyla günü doldurmak yetiyor. Hele birde çevresindeki herkes, bu hayatın kişi için doğru olduğunu onaylarsa içten içe kendine yabancı bireyler belirmeye başlıyor aramızda.

Kendini tanıyamamak, kendi hayatının dizginlerini ele alamamak ve derin sıkıntı hâli; işte tüm bu kavramları Kafka gibi tanımlayabilen yazar çok azdır.

Onunla tanışmam çok uzun zaman önce bir tiyatro oyunuyla olmuştu. Akabinde farklı eserlerini okuduktan sonra, Dönüşüm kitabı, tüm eserleri arasında benim için ilk sıraya yerleşti. Kafka, Dönüşüm?de sıkışmışlığı o kadar güzel bir öykü içinde anlatmış ki bu kadar depresif bir ortamı betimlemesine karşın okuyucuyu tamamen kendine bağlayan bir kitap çıkmış ortaya.

Kısa zamanda bir insanının nelere dönüşebileceğinin ilginç öyküsünü merak edenlere tavsiye edilir.

Franz Kafka

Dönüşüm

Çeviren: Gülperi Sert

İlya Yayınevi