Dövüş Kulübü, Günce, Görünmez Canavarlar gibi insanın aklını darmadağın eden, sonra birazcık derleyip toparlayan, ama inatla tekrar tekrar düşündürten eserlerin yazarı olan Chuch Palahniuk, son iki kitabında okuyucusunu sadece darmadağın etmek istemiş olabilir mi? Mümkün, ama yeterli değil…

Chuck Palahniuk, Tekinsiz ve Ölüm Pornosu?na kadar istikrarla yürüttüğü eleştirel üslubunu ne olmuş da sadece sert ve tabiri caizse ham bir saldırıya dönüştürmüş olabilir. Tekinsiz, hayatta umudu kalmayan insanların, bir umutla bir araya gelip yokoluşunu mu işliyor, yoksa insanlara bu bağlamda ümit mi veriyor, orası muamma… Ölüm Pornosu?na gelince, o başlı başına Chuck Palahniuk?un kitabın orijinal adındaki tanımına eşdeğer. Acaba yazar ?Ölüm Pornosu?nu kendi ?snuff?ını yazdığı bir kitap olarak adlandırıyor olabilir mi? Cevap bizzat yazarın kendisinde saklı?

Ölüm Pornosu, bir zamanlar porno yıldızı olan bir kadının son bir altın vuruşla tekrar ünlü olma ve ?iyi? niyetle yıllar önce terk ettiği çocuğuna kendini affettirme çabasını anlatıyor sözde. Fakat bunu son derece ham bir şekilde yapıyor. Ne Dövüş Kulübü?ndeki zeki kelime ve akıl oyunları var, ne de Görünmez Canavarlar?daki dramatik ve merak uyandırıcı akış. Sadece ortalıkta dolaşan bir iki farklı bakış açısı, insanda ?Peki, acaba biz neden bu gözle okuyoruz?? dedirten karakterler. Başından sonuna ne olacağı belli bir olay örgüsü, kimin kim olduğunu tahmin etme ihtiyacı duymadığınız ki açıkca ortada olan karakter oluşumları, sözüm ona bakış açıları.

Porno satar, pornografi dünyanın en büyük sektörüdür, böylece kitabımı herkes okuyacaktır, gibi bir düşünce söz konusu ise, bu yazarın bugüne kadar anlattığı her şeye ters düşmüyor mudur? Gerçek anlamda yazar ile bizzat görüşmek istediğim bir konudur bu.

?Son iki kitabınızda size neler oldu sevgili yazarım??

Bir Chuck Palahniuk okuyucusu olarak kendimi gerçek bir ihanete uğramış hissediyorum. Sert bir yazar olmak, işlenilen ince değerleri, verilen derin mesajları yok saymak demek değildir. Jean Baudrillard da yıllardır sosyolojiyi sert yazıyor, tek bir cümlede bile değerlerinden şaştığı görülmüş müdür? Bu örneği veriyorum çünkü (bakınız) Jean Baudrillard da sosyolojinin Chuck Palahniuk?udur.  Acımasız, sert ama daima akıcı ve her şeyin sonunda bir cümlesi olan.

Roman gibi sosyoloji, sosyoloji gibi roman yazan yazarlar o kadar azdır ki onlara da bir şeyler olduğunu görmek inanç eksikliğini de beraberinde getirir.  Chuck Palahniuk, bir devri kapattı. Neler oluyor bilinmez ama, özüne dönmesi ümidini kaybetmemek istesem de artık kendisini son derece ?Tekinsiz? buluyorum. Sahip olduklarının, yazara sahip olması çok acıklı.

Dövüş Kulübü?nden, ismimin derhal silinmesini arz ederim.

Sahiplik ve aitliğe dair detayları bir sonraki yazımda Jean Baudrillard üzerinden işlemek arzusundayım. Herkese aradığı kitabı bulup, ruh eşini bulmuş hissiyatında saatler geçireceği günler ve geceler dilerim.

Ölüm Pornosu

Chuck Palahniuk

Çeviren: Funda Uncu

Ayrıntı Yayınları