Gabrielle Chanel, 1957 yılında dünyanın en ünlü moda dergileri tarafından Neiman Marcus ödülü ve jürinin oy birliği ile ?Yirminci yüzyılın en büyük yaratıcısı? seçildi. Gabrille Chanel?in hayatını okurken bir sinema filmini izler gibi heyecan, hayret ve hüzünle karışık duygular yaşadım. Çok akıcı dille yazılan kitap keyifle okunabiliyor.

Seyyar satıcı olan Albert Chanel ve çamaşırcı Jeanne Devol?un ikinci kızı olarak Saumur, Fransa?da dünyaya gelir. Gabrielle on bir yaşında üvey amcası tarafından tacize uğrar. Çok küçük yaşta annesinin ölümü ile babası tarafından ablası ile birlikte Aubazine manastırına bırakılırlar. Orada geçen zorlu yıllar sonunda Notre Dame manastırına gelirler. Burada da sıkıntılı ve baskı dolu zamanlar onları beklemektedir. Yaşıtı ve aynı zamanda halası olan Adrienne?nin Notre Dame rahibelerine başvurup yardım istemesi sonucunda Gabrielle, Desboutins mağazasında terzi yardımcısı kızlardan biri olarak çalışmaya başlar. Gabrielle mağazaya gelen subay üniformalarını sevmese de onların böyle sirk terbiyecisi gibi giysisi olması içine sinmemektedir. Kadınlara sunulan giysilerin tarzına da bir türlü katlanamaz. ?Bu giysiler yaşama ve sergileme keyfini değil, sanki çekilmesi gereken cezaları andırıyor? diye düşünür. Korseler, kabarık uzun etekler, büyük ve uzun tüylü şapkalar kadınların hareket alanlarını kısıtlamaktadır. Matmazel Chanel kadınların yalnızca özgürlüğünü koruyacak daha rahat olan giysiler hayal etmektedir. O, korkusuz ve çılgın bir hayalperesttir.

Desboutin mağazasına sık sık gelen subay Etienne Balsan?a aşık olur. Halası Adrienne ile subaylarla buluşmak üzere Cafe Chantan?a gidecekleri bir akşam çalıştıkları mağazadan kimse görmeden ödünç giysi alırlar. O gece kafede şarkı söyleyen solistlerin müşteriler tarafından beğenilmemesi üzerine Subay Etienne?nin ısrarıyla Gabrielle sahneye çıkarak ?Qui qu?a vu Coco dans I?Trocadero? şarkısını söyler ve büyük alkış alır. O geceden sonra Gabrielle, Etienne tarafından ?Coco? diye çağrılmaya başlanır. Coco, Subay Etienne ile birlikte gitmeye karar verir ve bu karar hayatının dönüm noktası olur. Royallieu?daki çitflikte birlikte yaşamaya başlarlar fakat Gabrielle mutlu değildir. Paris?ten gelen moda dergileri ile oyalanmaktadır. Bir gün at ile gezintiye çıktığında beklenmedik bir kasırga çıkar ve atının sırtından düşer, o sırada hayatının vazgeçilmezi olacak olan İngiliz Boy Capel ile karşılaşır. Boy Capel, Subay Etienne?nin çok yakın bir arkadaşıdır. Kendisini özgürce ifade etmek isteyen Gabrielle, bunu şapka imal ederek sağlayabileceğine inanmaktadır. Zoraki olsa da Etienne Paris?te kullanmadığı dairesini Gabrielle?e verir ve Boy?un da maddi desteği ile şapka imaline başlar. İlk başlarda yaşadığı başarısızlık onu asla yıldırmaz, sürekli kendini tanıtmanın yollarını arar. Artık sevgilisi olduğu Boy?un geniş çevresi (bu geniş çevreye İngiliz Düşesi de dahil) tarafından kısa sürede tanınır, mağaza sayısını ve işin kapasitesini arttırır. Londra?da, İspanya?da İtalya?da mağazalar açar, ünü gittikçe dünyaya yayılır. Boy?un ölümünden sonra bir süre hayata küser ki, Boy o sırada başka biri ile evlenmiştir. 2. Dünya Savaşı sırasında işleri kötüleşir ve iş yaşamına ara vermek ister. Bu sırada 2. Dünya Savaşını sonlandırma girişimlerinde bulunur. Alman dostları ve İngiliz dostlarını devreye sokarak Churchill ve Hitler?i görüştürme çabaları sonuç vermez. Kaldı ki, kurduğu Alman dostlukları sebebiyle İngiliz ajanları tarafından takibe alındıktan sonra ifadesi alınmak üzere sorguya götürülür. Matmazel Chanel sorgu sırasında her zamanki gibi kendisinden emin ve soğukkanlıdır. Kısa zaman sonra gelen haber ile serbest bırakılır, sonradan öğrendiğine göre gelen haber ?Matmazel Chanel?in isminin İngiliz Gizli Servis Listesi?nde İngiliz Hükümetin Dostları? arasında yer almasıdır. Matmazel Chanel yaklaşık dokuz yıl kendini inzivaya çeker ve sonra tekrar işinin başına gelir. Yaşamının son zamanlarında artık firma onun değildir, ne modaevi, ne de gayrimenkul şirketleri ona aittir. Her şey tüm zamanların en çok satan parfümü Chanel No.5?i pazarlamak için Pierre Wertheimer ile kurduğu Societe des Parfums şirketinin olmuştur. Sevgili dostu Pierre ona Coco olma özgürlüğünü, parfüm ve Cambon Caddesi butiğinin gelirlerinin yüzde ikisini vermiştir.
Amerikalı bir dostunun kızına salonun perdesinden yaptığı gece elbisesinin ve ünlü Chanel No.5 parfümünün çıkış öyküsünü de bulacağınız bu biyografi kitabını Eren Yücesan Cendey Türkçemize kazandırmış. Susan Tamro?nun tüm kitaplarını, Tiziano Terzani?nin ?Atlı Karıncada Bir Tur Daha? kitabını ve birçok başka eserin daha çevirisini yapmış.

Bu rüya gibi yaşama tanıklık etmek isterseniz, hiç durmayın derim.

Chanel, Rüya Gibi Bir Hayat

Alfonso Signorini

Çeviren: Eren Yücesan Cendey

Turkuvaz Yayınları