Hani bazen olur ya sabah geceden kalma umutlarla uyanırsınız, yüzünüzü yıkamadan önce aynaya şöyle bir bakarsınız ve “Yeni bir gün yeni başlangıçlar” diye düşünürsünüz. En sevdiğiniz kırmızı kahve fincanını elinize alır, derin bir nefes alarak yeni arkadaşınızın sayfasını incitmeden açarsınız. Benim de bu aralar en yeni arkadaşım Dan Brown.

Bir kitap düşünün, okurken zamanın parmaklarınızın arasından kayıp gittiği, kayıp bir dostu yıllar sonra gördüğünüzdeki o boğaz düğümlenmesini yutkunurken anladığınız, gitmeyi çok istediğiniz o meşhur İtalya nın sokaklarında yürüdüğünüz, hatta kaldırım taşlarına takılıp tökezlediğiniz ve bittiğinde “Evet ben de ordaydım” dediğiniz bir dünya. İşte Dan Brown da tıpkı bu dünyayı yaratmış yeni eseri “Cehennem” romanında.

Roman, Hıristiyan dünyasındaki cehennem kavramını ele alıyor. Simge bilim uzmanı Robert Langdon son 48 saatini hatırlamadan kendini İtalya’da buluyor. Kendisine yardım eden gizemli bir o kadar da güzel olan doktorla simgelerin peşine düşüyor. Sıra dışı hikâyemizin odak noktasını ise insan neslinin 100 yıl içinde tükeneceğini düşünen ve ölümcül bir virüs yaratarak bunu da Dante’nin Cehennem kavramıyla ilişkilendiren dahi Zabrist oluşturuyor bence.

Kendinizi Floransa’nın tarihi yerlerinde heykellerin arasında gezinirken, Venedik’in o esrarlı ve gizemli havasını koklarken, güzel Sienna’nın duygularını hissederken bulacağınız roman, ilk başlarda ağır ilerliyor gibi gelse de Dan Brown’ın ününü anlamamızı sağlıyor. Özellikle İstanbul’un tarihi köşelerini, Yerebatan Sarayı’nı, Ayasofya’yı anlatış tarzı da beni hem mest etti hem de gururlandırdı diyebilirim.

Cehennemim Kapıları İstanbul’a Açılıyor

İtalya ve sanat eserleri arasında kaybolmak istiyor ve sıra dışı araştırmalarıyla gerçekçi bir yazarla tanışmak istiyorsanız buyurun yeni arkadaşım tanışmayı bekliyor.

Yaşadıklarınız, hiç yaşayamadıklarınız ve size bunları yaşamak için ufacık bir umut vadetmesini umarak keyifli okumalar diliyorum.

Cehennem

Dan Brown

Çeviren: Petek Demir-İpek Demir

Altın Kitaplar Yayınevi