Kitap fantastik tarzda yazılmış, yaratıcılığı besleyen ve problem çözmeye odaklı, eğitici bir çocuk kitabı. Kitabın aslında yaşı yok. Fantastik sever yetişkinlere de pekâlâ hitap ediyor. Farklı bir ejderha türünün yaşadıklarına tanık olmak isteyen yetişkinlerin ihtiyacını bir kenara koyup kitabın geniş özetine dönelim:

Daha önce karşılaşmadığımız bir ejderha tipi var kitapta: Kışı getiren ve mevsimi yöneten buz ejderhaları. Ama bu sefer birinin kanadı kırık, terk edip gidemiyor diyarı ve kış öylece kalıyor köyün üstünde. Kışın uzaması yeşil gözlü kız ve ailesi için iyi olmuyor. Hikâyede adı olmayan başkarakter kızı sadece yeşil gözlerinden tanıyoruz. Sorunları analiz eden, sebatkâr, problem çözen, ailesi için tehlikeye atılan, gözü pek ve bu yolda türlü meşakkatlere katlanan yeşil gözler…

Hikâyedeki ejderhanın bir diğer özelliği, iletişim kurabilen sosyal bir ejderha olması. Kendini ifade eden ve bir gruba bağlı olan bu ejderha, yeşil gözlü kızın evinin çatısında yaralı halde kalınca kış bir türlü bitmiyor. Çünkü diğer ejderhalar arkadaşlarını ve kışı alıp öyle gitmek istiyorlar. Ama yaralı ejderha kaldıkça kış şartları ağırlaşıyor ve köyde yaşamak güçleşiyor. Yeşil gözlü kız ejderhaya kızıp dursa da sonunda onunla iletişim kurmaya karar veriyor. Tam burada iletişimin sorun çözmenin yarısı olduğu mesajıyla kitabı okuyan çocukların güçlüklere karşı geliştireceği tutumlar adına bir alternatif sunuluyor.

Ejderha ile etkileşimden sonra yeşil gözlü kızdan talep edilen yemek, oyun ve şarkı üçlemesi aslında tüm çocukların asıl ihtiyaçlarını listeliyor. Çocuk bu ihtiyaçları anlayabilir çünkü kendi dünyalarında da bunlar mevcut. Ama yeşil gözlü kız önce bunu görmemezlikten gelmek istiyor sonra sıkıntıya düşen ailesi ve kıştan kurtulamayan köyü için bu talepleri yerine getirmeye karar veriyor. Kendince çözümler üretiyor; onunla oyun oynuyor, ona şarkı söylüyor, onun yaralarını sarıyor ve ona yemek getiriyor. Bunu kötü kış şartlarında çatıda yaptığını hayal edersek, meşakkatler birbirini izliyor. Ama bir şeyler yapmazsa durumun kötüleşeceğini farkına vardığı için sorumluluğu üzerine alıyor. İçe bakış var bu noktada. Problem çözme becerilerini etkin kullanırken kendine dönüp ne yapabilirim diye soruyor ve en önemlisi harekete geçiyor. Kitabın kurgusu ders çıkarmaya ve çocuğun hayatına hitap etmeyi en iyi yoldan yapıyor. Hikayeleştirme çok başarılı ve birçok duyuya hitap eden canlı tasvirler sunuyor. Yeşil gözlü kız görüyor, üşüyor, tadıyor, duyuyor… Bu süreçle kız değişiyor. İncelikli ve verici davranmanın;  nezaketli ve düşünceli olmanın bir buz ejderhasıyla bile işleri yoluna koyacağını deneyimlemiş oluyor.

İçimiz ısınıyor ve bahar geliyor.

Buz Ejderhası

Troon Harrison

Resimleyen: Andrea Offermann

Çeviren: Genç Osman Yavaş

Can Çocuk Yayınları