?… Komutan, ?Kurşun pahalı.? demiş bunlara…? dedi, sayıklar gibi… ?Bunun üzerine, dipçiklerle vurmuşlar çoluğa çocuğa… Sonra da… Artık istemiyordum sürdürmesini, ne var ki bir kez başlayınca ne yağmur duruyordu, ne gözyaşları… ?Fazla kurşun harcanmasın, tüfekler de zarar görmesin demişler, bu sefer de meşe kütükleriyle…??

Ne zamandır, okunmayı bekleyen kitaplar listemin tepesinde duran ama her seferinde okumayı biraz daha ertelediğim bir kitaptı; Bir Dersim Hikâyesi… Tıpkı, 74 yıldır devletin utanç listesinde bulunmasına rağmen, her seferinde görmezden gelinmesi gibi…

Benimki suçluluk duygusundan değil, verecek cevabım olmamasından değil. Sadece, kaldıramayacağımı, hazmedemeyeceğimi, zaten sorunlu olduğum dayatılmış kimliklerle, öğretilmişliklerle daha da aramı açacağını bildiğimden…

Nitekim öyle de oldu, bir öykü okudum; sindirebilmek için iki saat bekledim. Kimisinde yüreğimin, göğsümün üstüne bir ton ağırlık bindi, kiminde göz pınarlarım doldu… Utandım… İnsanlığımdan utandım.

?Irmağın kenarına varmışlardı. Üç kız bir ana. Babası daha önce öldürülmüş, amcası asker tarafından alınmıştı. Kimsenin ölülerine ağlama hakkı yoktu. Askerler, seslerini duyup onları bulabilirdi. Sakine?nin kardeşi ağlamaya başladı! Annesi susması için fısıltıyla yalvardı bebeğine. Susmadı. Memesini çıkarıp bebeğin ağzına dayadı, bebek itti memeyi; tekrar dayadı sussun diye. Susmadı. Annesi Hızır?ı, Ali?yi, Allah?ı çağırdı. Gelmediler. Annesi, Sakine ve Fatma?ya uzaklaşmalarını söyledi. İki bacı ilerlerken Sakine dönüp baktı, annesi bebeği suya bastırıyordu. Sustu. Askerler görünmüştü. Annesi kızlarını hesap edip ters yöne kaçtı. Asker yetişti, süngüyü taktı. Annesi sustu. Başka kadınlar, bebekler de sustu.?

?Murathan Mungan?ın Seçtikleriyle? üstbaşlığını taşıyan Bir Dersim Hikâyesi; 23 yazarın öykülerinden oluşuyor. 1938?de düzenlenen Dersim Harekâtı, gerçekleştirilen katliam ve yıllar sonrasına, kuşaklar ötesine miras bıraktığı travmaları konu alan, yüreğe dokunan 23 öykü…

Bir Dersim Hikâyesi, Ayfer Tunç, Hakan Günday gibi nispeten tanınmış isimlerin yanında, benim yeni keşfettiğim ve çok beğendiğim Behçet Çelik, Sema Kaygusuz ve Seray Şahiner gibi isimlere de ev sahipliği yapıyor.

?Mustafa amcam yanındakilere seslendi, ?Önce bizi vuracaklar, ateş ettiklerinde kendimizi arkaya devirelim ki arka sıradakiler altımızda canlı kalsınlar. Düşünün ki Kerbela yolunda şehit gidiyoruz.? Hiç unutmuyorum, bir asker vardı sağ cenahta, Mustafa amcamın Kürtçesinden Kerbela kısmını anlamış olacak ki, ağlamaya başladı. Omzunda süngülü tüfek, başını kabzaya dayamış, gizlice ağlıyordu…?

Bir Dersim Hikâyesi

Murathan Mungan

Metis Yayınları