Fransız Babam, Alain Elkann?ın baba oğul ilişkisinden yola çıkarak aile içi iletişim konusuna değindiği, farklı kurgusuyla dikkati çeken bir roman.

Yazarın babası Bay Elkann ciddi, hayatta hiçbir şeyi rastlantıya bırakmayan, planlı, az gülüp çok konuşan birisidir. Yazar, babasının ölümünün ardından yaşamını irdelerken aslında babasını hiç tanımadığını fark eder.

Babasının mezarını ziyaret ettiğinde, hemen yanındaki mezarın sanatçı Roland Topor?a ait olması dikkatini çeker. Oldukça sıradışı yaşamıyla tanınan bu sanatçının toprağın altında babasıyla komşu olması ona ilginç gelir. Gerçek yaşamda anlaşamayacak olan bu iki zıt karakterin yan yana yatarken konuştuklarını hayal eder. Bu hayal yazarı, sanatçı Roland Topor?un hayatını arkadaşlarından, ailesinden öğrendikleriyle yeniden kurgulamaya yöneltir.

?Yaşamın ne kadar güzel ve büyüleyici olduğunu, gelip geçen kayıplar, acılar ve zorluklara göğüs gererek hayatı mahvetmenin gereksizliğini insan hayattayken bilemiyor.?

Bay Elkann, yattığı yerden Roland Topor ile dertleşir. Kimliğini korumak konusunda takıntılı olan yazarın babası için yeni pazarlar bulmak, yatırım yapılacak yeni şirketler bulmak çok önemliydi. Çalışma arzusuna sahip olmanın çocuklara örnek olacağını düşünürdü. İşlerinin yoğunluğundan çocuklarını çok az görür ve onları anlamaya çalışmazdı.

Tek varoluş biçimini sanatçılık olan gören Roland Topor ise başkalarının öykülerine, düşüncelerine, hayallerine önem verirdi. ?Huzurlu olabilmek için biraz sersem olmak gereklidir? diye düşünürdü. Çok fazla alkol ve sigara kullanan Topor, sabahlara kadar eğlenmeyi severdi.

Biri sağlığına çok önem veren, diğeri doktorlardan korkan bu iki karakterin tek ortak yanı ise Yahudi olmalarıydı.

?Ben hem babam, hem annem için bir hayal kırıklığı olmuştum, çünkü gerektiği gibi bir eğitim görmemiş, onların doğru bir hayat olarak gördüğü yolu seçmemiştim.?

Fransız Babam, bize yaşam devam ederken karşımızdakini anlamanın, değer vermenin ve düşüncelerine saygı duymanın önemini anlatıyor. Kullanmaya zorlandığımız sevgi sözcükleri iletişimde kapıyı açan altın anahtardır. Ebeveynler çocuklara farklı kimlikler yüklemeye çabalarken, çocuğun içindeki dünyayı anlamak için çaba harcamazlar.

Hayatı istedikleri gibi yaşadıklarını düşünen Bay Elkann ve Roland Topor birbirlerine pişmanlıklarını anlatarak dertleşirler. Hiç bitmeyecek sandıkları ve yaşamın merkezine koydukları kimlikleri ansızın toprağın altında buluşur.

Susanna Tamaro çevirileri ile yakından tanıdığımız Eren Cendey?in dilimize kazandırdığı Fransız Babam, aile içi iletişimin önemini vurgulayan ve rahat okunabilen, zevkli bir roman.

Fransız Babam

Alain Elkann

Çeviren: Eren Cendey

Can Yayınları