Kitap bir ayının yolculuğunu anlatıyor. Bu yolculukta ayı, standart yaşamından sıyrılıp konfor alanından çıkıp bambaşka bir dünyaya açılıyor. Bunu ona yaptıran ayının okumayı öğrenme hevesi oluyor.

Hikâyenin başında, hayatı sorgulayan bir ayıyla tanışıyoruz. Hayatı seven ama bu eğlenceli hayatın sınırlarının merak eden ve fazlasını arayan bir ayı bu. Oysa ailesinin bu gibi sorgulamalarla işi yok. Hayatı sadece yaşayıp gidiyorlar, normal döngülerinden çıkmadan ve onlara düşen görevleri yaparak. Ayı bunu sorguluyor ve onu rahatsız eden duygudan kaçmayıp üzerinde düşünmeye devam ediyor. Bu durum aslında uyanışın habercisi oluyor. Sonrasında bu uyanışa eşlik edecek olan kitabı ormanda buluyor ve içinde ne yazdığını merak ediyor. Tam bundan sonra ayının hikâyesi başlıyor. Ayı bu hikâyeye sahip çıkıp yollara düşmeyi görev ediniyor.

Bir çocuk kitabı içinde yol hikâyesine rastlamak, uyanışa tanıklık etmek ve hayatı sorgulamak her ne kadar yetişkin hayatına hitap ediyor gibi görünse de çocukların bu kitaptan öğrenecekleri çok şey var.

Öncelikle merak var. Ayı kitabın içindekini merak ediyor. Pek çok çocukta olduğu gibi merak onu harekete geçiriyor. Kasabaya gidip kitabın sahibini bulup okumayı öğrenmek istiyor. Sonra kasabaya giden yolu seviyor. Yani süreci, o uzun yolu. Bu gönderme çocukların sabırla süreçte rol oynamalarını ve sonucun yanında sürecin önemini vurguluyor. Sonrasında kasabada ayıyı gören insanların kaçışması ve polislerin harekete geçmesi, ayıyı kötü hissettiriyor. Ayı ise hayatta karşılaşılacak zorluklarla mücadelede örnek bir tavır takınıyor: bunlara göğüs geriyor ve hiçbir şey onu durduramıyor. Bundan sonra hikâye mutlu bitiyor ve ayı amacına ulaşıyor. Ve ayı için bu sadece bir başlangıç oluyor.

Ayılar Kitap Okumaz

Emma Chichester Clark

Resimleyen: Emma Chichester Clark

Çeviren: Derin Erkan

1001 Çiçek Kitaplar