Steinbeck, Ay Battı?da işgale uğrayan küçük bir kasabada yaşananları, hem işgalcilerin hem de tutsakların gözünden anlatıyor. Savaşın insan psikolojisi üzerindeki etkilerini, toplum yaşamına verdiği sıkıntıları ve acıları sürükleyici bir anlatımla dile getiriyor. Eğer gerçekten savaşın iki taraf üzerindeki etkilerini okumak istiyorsanız Ay Battı tam size göre bir kitap.

Kitabın Konusu

Steinbeck?in isim vermemeyi tercih ettiği küçük kasaba, bir pazar sabahı Nazi askerleri tarafından işgal edilir. İşgal, tüccar ve ajan Corell?in her şeyi ayarlaması sayesinde çok kolay gerçekleşir. Albay Lanser komutasındaki birlik kasabaya rahatlıkla girer ve yaşlı Belediye Başkanı Orden?in evine yerleşir. Albay Lanser her şeyi X-12 talimatlarına uygun olarak yapar ve temkini elden bırakmaz. Fakat Nazi askerlerinin kasaba hakkındaki ilk izlenimleri, kasaba halkının pasifliği, hiç konuşmaması ve her şeyi kabul etmişliğidir.

Fakat hiçbir şey umdukları gibi olmaz.  Nazilerin maden ocaklarında çalıştırmak istedikleri kasabalılardan biri Yüzbaşı Bentick?i öldürür. Bu, bundan sonra gelecek asker ölümlerinin de habercisidir. Yüzlerine baktığınızda durgun, pasif, ruhsuz duran bu halk tek tek yakaladığında düşman askerlerini öldürmektedir. Bunun üzerine Albay Lanser talimatlara uygun olarak daha da sert önlemler almaya başlar.

Bu arada Belediye Başkanı Orden ve Dr. Winter başta olmak üzere kasabanın ileri gelenleri de işgale destek vermektedirler. Kasabanın gençleri İngiltere?ye kaçmakta, oradan yardım istemektedirler. Çok geçmeden istenen yardım gökten paraşütle ve çikolata ile gelir. Kenarında çikolata bulunan dinamit paketlerini bulan çocuklar, önce çikolataları yemekte, ardından paketleri anne babalarına iletmektedirler.

Çok geçmeden gizli direnişi Belediye Başkanı Orden?in destekleyip tertiplediği anlaşılır ve Albay Lanser kendisinden bu direnişi durdurmasını ister. Başkan Orden denileni yapmaz ve kaderine razı olur.

Karakterler ve Olaylar Hakkında

Ay Battı, yazarın Fareler ve İnsanlar adlı kitabının uzunluğunda, fakat onun kadar vurucu olmayan bir eseri. Sürükleyici dili yanında, konu ve konuların ele alınışı açısından içinde durağanlığı da barındıran bir kitap. Kitabın başından Yüzbaşı Bentick?in öldürüldüğü zamana kadar geçen diyaloglar (özellikle Başkan Orden?in diyalogları) okuru sıkabiliyor.

Başkan Orden karakteri demişken, kitabın başı ve sonu arasında bu karakterin özellikleri ve yaptıkları birbiri ile zıtlıklar oluşturuyor. Başta çizilen Orden karakteri karısına bile söz geçiremeyen tamamen saf bir kişilik, devamında da Orden bu saflığını koruyor. Fakat bu kadar saf ve korkak birisinin böyle bir direnişi desteklemesi karaktere olan inancı biraz zedeliyor.

Tutsak olan kasabalılardan ziyade, Albay Lanser başta olmak üzere Nazi askerlerinin karakterleri kitaba daha çok oturmuş durumda. Özellikle asker Tonder?un savaşı sorgulaması, kadınları özlemesi ve isterik bir hal alan kahkahaları kitabın zirve metinleri diyebiliriz. Aynı şekilde farklı farklı özelliklere sahip askerlerin birbirleri arasındaki diyalogları, Albay Lanser karakteri, gerçeği daha çok yansıtır durumda.

Son Söz

Ay Battı?da Steinbeck, bir kere bile Nazi, Hitler demiyor, kasaba ve ülke ismi asla vermiyor. Fakat yaşanan olaylardan siz pek çok şeyi anlıyorsunuz.

Başında da söylediğimiz gibi deliren askerleri ve isyan eden tutsakları ile gerçekten iki tarafı da anlatan bir savaş romanı okumak istiyorsanız Ay Battı?yı okuyun. Romanı bitirip kapağını kapattığınızda bu kitabı okumakla iyi bir şey yaptığınızı mutlaka hissedeceksiniz.

Ay Battı

John Steinbeck

Çeviren: Leyla Özcengiz

Remzi Kitabevi