Hani bazı yazarlar olur, siz keşfettikten sonra popüler ve ünlü hâle gelirler. Siz de içten içe kıskanırsınız, onu ünlü olduktan sonra tanıyıp sevenleri, paylaşmak istemezsiniz sahiplendiğiniz cümleleri. Bir yandan da içinizde haklı bir gurur vardır. Tesadüfen, böyle bir yazar keşfettiğime inanıyorum. O ünlü ve popüler olmadan gururumu belgelemek isterim. Karşınızda Okan Cem Çırakoğlu ve ilk kitabı Atlas.

Bir öykü kitabı olmasına rağmen yazar, öykülerini ?Öteden? ve ?Beriden? olarak ikiye ayırmış. Tahminimce, kendimizi özdeşleştirebileceğimiz ve bize uzak gelebilecek karakterler barındıran öyküleri iki ayrı bölümde yer alıyor. Oysa kitabı okurken fark edeceğiniz üzere, yazarın kalemi ve zekâsı sayesinde, sizi suçuna ortak eden bir katile, çapkınlık yaparken kalp krizi geçiren yaşlı bir amcaya ve hatta bir ölüyle aynı evde bir gününü geçiren küçük bir çocuğa sempati duyup onun duygularını anlayabiliyorsunuz. Bu açıdan, neredeyse her bir öykünün her bir karakterinin ruh hâlini anlayıp onu sevdiğimi söyleyebilirim.

Öykülerde ortak bir nokta aranacak olursa, birkaç hikâyede ölüm temasını bulabiliriz. Fakat burada da yazarın ustaca aynı temayı çok farklı bakış açılarıyla sunduğunu itiraf etmemiz gerekir. Tema ölüm olsa bile, ölüleri takıntı haline getiren bir gencin bakış açısı ile intihar etme hevesi sebebiyle bomba imha uzmanı olmuş adamın ölüme yaklaşımı, aynı anlatılmamış. Yazarın psikolog olmasının her bir karakterin ruh halini onun yaşantısına ve deneyimlerine uygun, hatta kullandığı dil sırıtmayacak şekilde yansıtmasında çok etkisi olduğu seziliyor.

Zevkle okunacak bir kitap Atlas. ?Ben Okan Cem Çırakoğlu?nu ünlü olmadan önce de biliyordum? demek isteyenlere tavsiye edilir. Umuyorum Çırakoğlu bir sonraki eserinden bizi uzun süre mahrum bırakmaz.

Atlas

Okan Cem Çırakoğlu

ZDC Yayıncılık