Akdeniz?in Arkaik Çağı ve sonrasında kıyılarda ve iç kesimlerde yaşayan halklar, parlak bir kültür ve sanat sentezi oluşturdular.

Mısır, Antik Yunan?ı, Mezopotamya, Fenike Siteleri?ni, Girit, Batı Anadolu?yu besledi ve hepsi ortak bir Akdeniz Uygarlığı?nı vücuda getirdiler.

Mavi Nil?in yanı başında, çöle hâkim Giza Platosu?nda inşa edilen Piramitler, binlerce yıllık yaşlarının getirdiği sükunet ve ağırbaşlılıkla, Dünya?ya hükmettiğini zanneden fanilere belli belirsiz gülümsediler her iktidar değişikliğinde.

Kuzeyin yalçın yaylalarından uçsuz bucaksız Mezopotamya ovalarına gelin giden muhteris kraliçe Semiramis adına, Ararat?a öykünen küçük bir dağ olarak inşa edildi Babil?in Asma Bahçeleri.

Paros Adası?nın yüce kulesinin ışıkları, ta Kypros?tan görünüyordu ve hatta duru yaz gecelerinde Girit?in İda dağı aydınlanıyordu kesif ışın huzmeleriyle.

Olympia?daki tapınağın içine giren müminler önündeki devasa zeytinyağı havuzundan yansıyan meşalelerin alevleriyle gözlerinin içine delici bakışlarını yönelten Zeus?un önünde tövbekarca diz çöküyorlardı.

Antipatros?un dediği gibi, Güneş bile, Dünya?nın gelmiş geçmiş en güzel mimari eseri olan Efes Artemisi?nin ak mermerli mukaddes tapınağına ışıklarıyla dokunmaya kıyamıyordu.

Rodos, Helios?un bronz bedeni liman üstünde durdukça, açık denizlerde hüküm süreceğini zannediyordu.

Kocasını ölümsüzlüğe taşıyan Artemisia ise yer sarsıntılarının ve yağmacıların Halikarnassos mozolesine zarar vermekten imtina edeceğini düşünerek yanılıyordu, bilmiyordu ki birisi kör diğeri vicdansızdı ama kör olan hiç değilse yıktığını toprağın altında muhafaza ediyordu.

Varlıkları, yapılışları, akıbetleri bin yıllar içinde söylencelere karışıp gerçeklikten giderek uzaklaşan Antik Çağ?ın Yedi Harikası, raflar dolusu kitaba ilham olmuş, mimari akımlara yön vermiş, gizem avcısı maceraperestleri amansızca peşinde sürüklemişti.

Peter Clayton ve Martin Price bu karmaşık hikâyeyi başarılı bir edisyonla bizlere sunuyor. Komprime bir bilgi dağarcığı, başka pek çok kaynaktan zorlanarak elde edebileceğimiz malzemeyi hazır ve işlenmiş halde ortaya koyuyor.

Gün gelir de Efes?e yolunuz düşerse, Artemission tabelasına hasbelkader kanıp dev bir çukurun kenarında kendinizi bulduğunuzda, ?Bu da neymiş!? dememek için okumakta fayda var. Hem bir rivayete göre Harikalardan birini gören mutlaka diğerlerini de ziyaret edermiş?

Antik Dünyanın Yedi Harikası

Peter Clayton, Martin Price

Çeviren: Betül Avunç

Homer Kitabevi