Yakup Kadri Karaosmanoğlu?nun Ankara isimli romanı Milli Mücadele dönemindeki sosyal yapıyı anlatan bir eserdir. Savaşın ardından yeni bir yönetim tarzına gözlerini açan halkın portresini başarılı bir şekilde çizmiştir.

Ne padişahlıkla olabilmiş, ne de inkılâplarla yapabilmiş, bocalayan, yaşamlarını ifade edecek kavramlar bulmaya çalışan karakterler yer almıştır Yakup Kadri?nin romanında. Halk keskin hatlarla birbirinden ayrılmıştır. Bir tarafta medeniyetle görgüsüzlüğün iç içe geçtiği, birbiriyle isteksizlik içinde yaşamak zorunda oldukları sıkıcı oyunu her akşam balolarda oynamak zorunda hisseden, adeta ortaçağ derebeyleri gibi toplumdan soyutlanmış güruh. Devrimi sığ düşüncelerinde, dönemin eğlence anlayışı balolarda sınırlandıran, inkılâbı Avrupai möbleler almakta bulan, günümüz Türkiye?sindeki gibi insanların yaşamlarını kalıba sokmayı ve kendine benzetmeyi vazife edinmiş Cumhuriyet?in küflü çivileri.

Diğer tarafta gelenekçiliğe direnen, gelişmeyi bozulmak belleyen, birey olduğunu kavrayamamış, güdülmeye alışmış, günümüzde kendini muhafazakâr olarak tanımlayan ama neyi muhafaza ettiğini bilmeyen kesimin kökleri.

Neredeyse bir asır geçen o günle bu günün Ankara?sı arasındaki anlayışın değişmediğini gören okuyucuları düşünmeye sevk edecektir. ?Ankara?da Anadolu?daki birbirine geçmiş o güzelim duygulardan nasibini alamamış bir şehrin halkını göreceksiniz. Ayrıca birbirini izole ederek günümüze gelen ve başkentten yayılarak ülkeye yayılan, halk arasındaki sosyal yapının derin çatlağının nedenini bu romanda bulacağınıza inanıyorum.

Fransız edebiyatının etkisinde kalmış yazar Yakup Kadri; yitirilmiş Milli Mücadele ruhuna, romanında kullandığı ? anlamlarını sayfa sonu açıklamalarından öğreneceğiniz-Fransızca kelimelerle ?etkileyici? bir destek veriyor.

Ankara

Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İletişim Yayınları