Çok zaman düşünmüşümdür, bu yaşadıklarım yorgunken başımı yastığa koyduğum uzun bir gecenin meyvesi olan bir rüya mı? Evet rüya, yanlış okumadınız. Kendi rüyamdaysam tabi ki başrolü kendime vermişimdir. Ama aklıma, bir başkasının -beni tanıyan ya da tanıyacak birinin- gördüğü bir rüya olma ihtimali de gelir sonra. Fakat hangisi olduğuna karar veremem. Bu kararsızlık çok uzun sürmeden alarm çalabilir ya da güneşin daha tam keskinleşmeyen ışığı perdenin kıyısından sızıp gözüme gözüme vurabilir. Tabi bu felsefi düşünce bir ütopya muhtemelen, beni bu eski düşüncelere doğru yolculuğa iten ise Adem?den Önce kitabındaki serüvenim oldu.

Kitap rüyalar aleminde yaşayan bir hayatı konu alırken, o hayatın gerçek dünyaya düşen gölgesiyle siz de çeşitli ütopyalara ya da felsefi düşüncelere dalabilirsiniz. Yazar kitabın başında kitabın ortaya çıkmasının temelinde yatan gerçeği açıklıyor. Kitabın başından itibaren milyonlarca yüzyıl öncesindeki bu yolculuğun gizemine kapılıyorsunuz. ?Uyanıkken yaşadığım hiçbir korku, beni uykumda ele geçiren bu korkuya hiç mi hiç benzemiyordu.?? Bu etkileyici cümleye geldiğinde kitaba daha sıkı sarılıyor ve iki hayatın arasındaki bağa şahitlik edebiliyorsunuz.

Rüya aleminde, ilkel hayatlardan başlayarak sonraları kurulan medeniyet denilen yapının oluşumunda atılan adımlar ve temellere, yazarın yorumlarıyla da olsa, katılacağınızı umuyorum. Kitapta bahsedilen varlıkların  insana benzediğini (kitaptaki ifadesiyle atavizm) şöyle açıklıyor, ??Aşırı ilkel davranışlarına rağmen Kızıl Göz?ün insanlığın habercisi olduğunu söyleyebilirim, çünkü doğada eşini öldüren tek canlı insandır.?? Yer yer insan davranışlarının kökenine inmesiyle insanlığın duyguyu keşfine şahit oluyoruz.

İlkel yaşamını çağdaş bir dilden anlatan yazar bu ikisi arasındaki bağın varlığına inanıyor. En medeni canlı olan biz insanların halihazırda yaptıklarıyla, onun diliyle atavizmden gelen kökleriyle olan bağlarının hâlâ kopmadığını ve yeri geldiğinde de ne kadar ilkel bir varlığa dönüşebileceğini görmemizi istemiş olabilir. Pek çok değerin yozlaştığını ve yozlaşmaya da devam ettiğini düşünürsek ilkelliğe pek de uzak değiliz, ne dersiniz?

Adem’den Önce

Jack London

Çeviren: Gamze Albayrak

İlya Yayınevi