Pencereyi açıyorum yine yağmur var. Toprak kokusunu içime çekerek, yazın bittiğini kabullenmeye çalışıyorum. Her şeye çabucak alışıyoruz. Her zaman benim dışımıdaki sebeplerle değişen olayları kabullenmekte zorlanıyorum. Mevsim geçişleri gibi, çocukluğum gibi…

90’larda çocuktum ben. 1984 yılında doğdum. Ama benim için milat 90’lardı. Bu yıllarıma ait birşeyler kaleme almak istiyordum nicedir. İnsan kurmaca yazarken hiç zorlanmıyor ama geçmişe ait bir sevinç bile beni zorlayabiliyor. Birgün bir kitapçıda, yine oradaki kitapların çoğunun bir gün benim olma ihtimali hayaliyle raflara bakarken  bu kitabı gördüm. Üzerinde kocaman renkli harflerle, “90’lar Kitabı: Çocuk mu Genç mi?” yazıyordu. Heyecanla aldım ve okumaya başladım. Bir tane, bir tane daha derken, bir de baktım kitabı bitirmişim. Güldüm, ağladım, sinirlendim…

Özlemişim, çok özlemişim güven dolu evlerimizi, komşularımızı, çizgi filmlerimizi, haberleri, barbie bebekleri, kurt adam hikâyelerini, 23 Nisan’larımızı… Nasıl anlatılır ki, nereden başlanır diyordum hep. O zamanın  abileri, ablaları saf ve iyi niyetlerle yaşadıkları tüm güzellikleri öyle güzel kaleme almışlar ki adeta bir hazine. Filmlerden, şiirlere, Aziz Nesin’den Kurt Cobain’e, Harun Kolçak’tan, Turgut Özal’a, lambada dansından, makarena dansına ve depreme kadar bizi, sizi, kendilerini anlatmışlar. Kütüphanemdeki kitapların arasında bir gün kendi kitabımın olma ihtimali hep müthiş bir hayaldi benim için.

Bugün bu kitabı diğer kitaplarımın arasına koyarken, benim kitabımmış gibi bir hisse kapıldım. Çocukluğum artık burada, yanıbaşımda.

90’ları ucundan kıyısından yakalayabildiyseniz, mutlaka okuyun derim.

90’lar Kitabı

Kolektif

Yitik Ülke Yayınları